KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2373 E., 2010/8145 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Fatih 3.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.12.2008 tarih ve 2006/671-2008/1467 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline sigortalı işyerine davalıya ait su borusunun patlaması sonucu sirayet eden suyun zarar verdiğini, hasar bedelini 18.01.2006 tarihinde ödediklerini ileri sürerek, 3.464,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tecrit duvarı olmayan sigortalının % 10 oranında kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.117,60 TL'nın 18.01.2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, yargılama giderlerine ilişkin olarak ise hüküm tesis edilmemiştir. Bu durumda, mahkemece, HUMK'nun 417. maddesi uyarınca, tarafların ne kadar yargılama giderinden sorumlu olduklarına dair karar verilmesi gerekirken, bu konuda olumlu ya da olumsuz karar verilmemesi doğru olmamıştır.
3-Öte yandan, sigorta hukukuna ilişkin davacı istemi, TTK’nun 4. maddesi uyarınca mutlak ticari iş kapsamında olduğundan, istem gibi avans faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi de doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2373, K. 2010/8145, 8 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama