KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2380 E., 2010/8117 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.12.2008 tarih ve 2007/297 - 2008/754 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı banka nezdinde bulunan hesabından 04.07.2003-07.07.2003 tarihleri arasında müvekkili şirketin bilgisi dışında 17.384,75 YTL’nin çekilmiş olduğunu, bu olayın davalı bankanın sunduğu elektronik bankacılık hizmetinin güvenli olmamasından kaynaklandığını, bu nedenle müvekkilinin hesabından rızası ve bilgisi dışında çekilmiş olan paradan dolayı davalının sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, sözkonusu miktarın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın güvenlik sisteminin uluslararası alanda kabul edilen güvenlik standardında olduğunu, kullanıcıya tanımlı şifrelerin müvekkili banka sisteminden elde edilmesinin mümkün bulunmadığını, davaya konu işlemlerin davacıya ait kullanıcı kodu, şifresi ve parola ile gerçekleştirilmiş olduğunu, davacının kendisine tanımlı parola ve şifrelerin korunması için gerekli tedbirleri almadığını, bu nedenle olayda müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde sanal klavye kullanma zorunluluğu bile bulunmayan davalı banka sisteminin olası güvenlik önlemlerini kullanıcının isteğine bağlı olarak sunduğu, bu şekilde davranarak seçimlik ve isteğe bağlı önlemi kullanmayan müşterisinin risklerini de üstlendiği, bu nedenle somut olayda hafif de olsa kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2380, K. 2010/8117, 8 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama