KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/240 E., 2010/6061 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kırkağaç Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.02.2008 tarih ve 2006/200 - 2008/116 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan İsviçre Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın müvekkil şirkete nakliyat poliçesi ile sigortalı teknenin çekilmek suretiyle taşındığı araca çarpması sonucu teknenin pert olduğunu ve müvekkilince sigortalısına 96.000,000 USD'nin ödendiğini ileri sürerek, şimdilik 5.000 YTL'nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan sigorta şirketi vekili, dava konusu kazada birden fazla aracın zarar gördüğünü, poliçe limitinin kaza başı 10.000 YTL olduğunu, müvekkilinin poliçeden doğan sorumluluğunu KTK'nun 96. maddesi çerçevesinde yerine getirdiğini ve davacı tarafından ibra edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirketçe yapılan ödemenin dava konusu motoriyatta meydana gelen zararı karşılamaya yönelik olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan sigorta şirketi vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, nakliyat sigorta poliçesinden doğan tazminatın zarar sorumlularından rücuen tahsili istemine ilişkin olup, HUMK'nun 4. maddesinde kısmi dava halinde görevli mahkemenin nasıl belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Alacağın tamamı çekişmeli ise, bu halde görevli mahkeme alacağın tamamına göre belirlenecektir. Kısmi dava açılması halinde, kural olarak mahkemece alacağın tamamının ne olduğunun davacıya açıklattırılması gerekmektedir. Öte yandan, görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, temyiz dahil yargılamanın her aşamasında dikkate alınacaktır.
Somut olayda, mahkemece, yazılı gerekçelerle doğrudan davanın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, dava, hasarın 90.000 USD olduğu ve bu miktara halefiyet hakkı kazanıldığı iddia edilerek, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 5.000.00- YTL’lık kısmın tahsili amacıyla Sulh Hukuk Mahkemesine açılmış olup, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda da davacı zararının 90.000 USD olduğu belirlenmiştir. Esasen tazminat alacağının tamamının çekişmeli olduğu da dosya kapsamıyla da sabittir.
Bu durum karşısında, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi yerine doğrudan işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalılardan sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/240, K. 2010/6061, 31 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama