KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2509 E., 2010/7868 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.11.2008 tarih ve 2007/609 - 2008/536 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının adına tescilli “KAFOĞLU", "KAFOĞLU MİX", "KAFOĞLU PRİNA" ve "KAFOĞLU BETEFAZ" ibareli markalarının kullanımına haklı bir neden olmaksızın ara verildiğini ileri sürerek, anılan markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalının dava konusu markaları 556 sayılı KHK'nin 14. maddesinde öngörülen şekilde kullanıldığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına kayıtlı "KAFOĞLU", "KAFOĞLU BETEFAZ", "KAFOĞLU PRİNA" markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Davalı vekilince, mahkemece verilen karar süresi içerisinde temyiz edilmiş de,daha sonra temyiz isteminden feragat etmiş olup, feragate yetkili olduğu vekaletnamesinden de anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davalı vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 91. ve 432/4. maddeleri uyarınca, feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince; Dava, davalı markalarının hükümsüzülüğü istemine ilişkin olup, davacı tarafça dava konusu edilmesine rağmen, davaya konu "KAFOĞLU MİX" markası ile ilgili olarak mahkemece olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2509, K. 2010/7868, 5 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama