KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2722 E., 2010/8899 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.07.2008 tarih ve 2006/235-2008/392 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince Almanya'da ki firmaya satılan 66 koli içindeki 7488 adet işlenmiş kuzu derisinin taşıyana eksiksiz teslim edildiğini, varma yerinde alıcıa 66 koli içinde 2850 ade kuzu derisinin eksik teslim edildiğini, emtianın taşıma sırasında zayi olduğunu, taşımadan kaynaklanan muhataralarının davalı tarafından emtia nakliye sigorta poliçesiyle teminat altına alınmasına rağmen ödeme yapmadığını ileri sürerek, 6.000,00 TL tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah ile talebini 122.026,00 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, taşınan emtiadaki eksikliğin taşıma muhatarasından kaynaklanmadığını, kolilerin ve araç mühürlerinin yolda açılmadığını, koli içindeki eksikliğin mahreçte eksik yüklemeden kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından taşıma risklerine karşı sigorta örtüsü altına alınan emtiadaki eksikliğin taşıma muhatarasından kaynaklanmadığı, kolilerin ve araç mühürlerinin yolda açılmadığı, sigortalanan emtianın kolilere mahrecinde eksik konulduğunundan gerçekleşen rizikonun teminat kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalı vekilinin temyizine gelince, dava, sigorta bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekilince müdeabih 22.08.2007 harç tarihli ıslah dilekçesiyle 122.026,00 TL 'sına yükseltilip, Mahkemece, davanın reddine karar verildiğine göre ıslahla artırılan dava değeri üzerinden kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yarararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün HUMK.nun 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2722, K. 2010/8899, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama