KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2724 E., 2010/8865 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının doğalgaz tesisatı döşemesi sırasında müvekkili nezdinde sigortalı işyerinin enerji besleme kablosunu kopardığını, bunun sonucu makinelerin hasara uğradığını, sigorta tazminatının ödendiğini, rucuan tazmin için yapılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çalışma sırasında tali bir kablonun koparıldığını, zararın bundan kaynaklanmadığını, kaldı ki tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının yaptığı kazı çalışması sırasında davacıya sigortalı işyerine elektrik sağlayan hattın koparıldığı, kısa devre sonucu baskı makinelerin hasara uğradığı, zararın belirlendiği, rücu koşullarının bulunduğu, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, alacak likit olmadığından inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, icra takibinde BK.nun 104 ncü maddesine aykırı şekilde işlemiş faiz alacağına temerrüt faizi uygulanacak şekilde talepte bulunulduğu dikkate alınmadan ve tahsiline karar verilen gecikme faizi alacağına takip tarihinden itibaren faiz uygulanması sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2724, K. 2010/8865, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama