KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2725 E., 2010/8890 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.05.2008 tarih ve 2007/220 - 2008/215 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından “tekne sigorta poliçesi” ile sigortalı teknenin davalı şirketin işlettiği marinada bağlı bulunduğu sırada çalınmasından dolayı toplam 20.000,00 YTL’nin müvekkilince sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, anılan meblağın ödeme tarihi olan 19.10.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, teknenin çalınmasında müvekkilinin kusuru olmadığını, teknenin değerinden fazla para ödendiğini, teknenin yapım yılı ve özelliklerine göre davacının ödediği meblağ kadar etmeyeceğini, ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket ile davacının sigortalısı arasında yat limanı bağlama sözleşmesi bulunduğu, liman işleticisinin aldığı ücret karşılığında teknenin barınmasını ve korunmasını sağlamak zorunda olduğu, davalı şirket çalışanının anlatımından da anlaşıldığı üzere davalının sözleşmenin kendisine yüklediği güven ve özenle koruma borcuna aykırı davrandığı, davalının tam kusurlu olduğu, teknenin değerinin 15.000,00YTL olarak belirlendiği, taraflar arasındaki dava ticari iş niteliğinde olduğundan ödeme tarihinden itibaren ticari faizi uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 YTL’nin 19.10.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2725, K. 2010/8890, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama