KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2743 E., 2010/8906 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.07.2008 tarih ve 2007/91-2008/340 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının keşide ettiği iki adet çeke yetkili hamil olan müvekkilinin, alacağının tahsili amacıyla giriştiği icra takibinin Ankara 15. İcra Hukuk Hakimliği kararıyla iptal edildiğini ileri sürerek, TTK’nun 644. maddesi uyarınca (16.000.000.000) TL’nın keşide tarihi itibarıyla işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu çeklerdeki imzaların keşide tarihleri itibarıyla yetkili olan yöneticilere ait olmadığını, davacının eski yöneticiler ve ... ile muvazaalı işlemler içerisinde olup, kooperatifi zarara uğratmak amaçlı haksız ve dayanaksız işlemler yaptığını, zamanaşımına uğramış olan çekin tek başına alacağı ispata yarayan adi yazılı belge niteliğini taşıyamayacağını, kooperatifin sebepsiz bir zenginleşmesinin de olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının zamanaşımı def’inin süresinde olmadığı, dava konusu çeklerin keşidecisi olan Hüseyin Sakallı ve İlyas Kaban’ın çeklerin keşide tarihleri itibarıyla davalı Kooperatifin yöneticileri olmadıkları, keyfiyetin çeklerin keşide tarihinden önce Ticaret Sicil Gazetesinde ilan olunarak üçüncü kişilerde bağlar hale geldiği, davacı yan, ileri tarihli (update) çek iddiasında da bulunmadığı,
dava konusu çeklerin keşide tarihleri itibarıyla ehliyetsiz kişilerce düzenlenmiş olması nedeniyle davalı kooperatifi bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verdiği karar, Dairemizce, çekleri Kooperatif adına imzalayan yönetim kurulu üyelerinin yetkilerinin sona erdiğini bilmeyen üçüncü kişilere karşı bu durumun hüküm ifade etmeyeceği, bu kişilerin imzaladığı kambiyo senetlerinin Kooperatifi ilzam edeceği, somut olayda, davalı tarafından davacının kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığı,
o halde, davalı kooperatif yönetim kurulu üyesi iken bu yetkileri sonlanan temsilcilerin yetkilerinin son bulduğu tescil ve ilan edilmeden bankaya ibraz edilen çeklerin dava dışı yönetim kurulu eski üyelerinin görev süreleri içerisinde keşide edildiğinin kabulü ile hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamına göre yapılan inceleme sonucu, davanın kabulü ile, 16.00,00 TL nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2743, K. 2010/8906, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama