KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2754 E., 2010/8869 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/12/2007 tarih ve 2003/232-2007/511 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde sigortalı işyerinin davalıların kat maliki olduğu apartmanın rögarının geri tepmesi sonucu hasara uğradığını, sigorta tazminatının ödendiğini, kusurlu bulunan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, 26.815.000.000 TL’nin rucuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar ile yine bir kısım davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya sigortalı işyerinde zarara uğrayan kitapların bilinçsiz şekilde istiflendiği, hasara neden olan tuvaletin yine gelişigüzel kapatıldığı, davalı yönetimin düzenli şekilde rögar temizliğini yaptırdığı, kat maliklerine yüklenecek kusur olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat istemine ilişkindir. Bina maliki davalıların sorumluluğu, BK.nun 58 nci maddesinde düzenlenmiştir. Bu sorumluluk, objektif nitelik taşımaktadır. Mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin kusuru ile illiyet bağının kesildiği kanıtlanmadıkça bina malikinin sorumluluğu esastır.
Ancak, somut olayda davalıların sorumluluğu, kusur sorumluluğuymuş gibi değerlendirilerek ve kusurlarının bulunmadığı sonucuna varılarak hüküm kurulmuştur.
Bu durum karşısında, davalıların sorumluluğunun objektif nitelik taşıdığı, zarar gören sigortalının kusurunun illiyet bağını kestiği anlaşılmış olduğundan bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması yanlış ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan gerekçeyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2754, K. 2010/8869, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama