KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2874 E., 2010/9252 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Burhaniye Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.12.2008 tarih ve 2008/226 - 2008/343 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin tarımsal kredi borcundan dolayı davalı tarafından müvekkilleri aleyhine başlattığı icra takiplerine itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, davalı bankanın, davacıların kısmi ödemelerinden başka müvekkilleri hesabından fazladan tahsilat yaptığını, bu tahsilat sırasında davalı bankanın davacılar borcuna % 180’e varan oranda faiz uyguladığını ve bu nedenle müvekkillerinden fazla para tahsil edildiğini ileri sürerek, şimdilik 1.200,00 TL’nın davalıdan istirdadını talep etmiştir.
Davalı vekili, muaccel hale gelen alacağın tahsil olunduğunu, takip ve faiz miktarına itirazda bulunmayan ve kesinleşen takip nedeniyle ödenen paranın istirdadının istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen ilk kararın bozulması sonrasında davanın reddine ilişkin ikinci kararın da temyizi üzerine, Dairemizce, dosyadaki belgeler ışığında davanın kabulünün gerektiği gerekçesiyle bozulması sonrasında bozma kararına uyularak yapılan yargılamada mahkemece davanın kabulüne, 1.200,00 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2874, K. 2010/9252, 27 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama