KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3110 E., 2010/9296 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.12.2008 tarih ve 2008/315-2008/596 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince dava dışı lehtarın lehine davalı muhataba verilen süreli teminat mektubunun, süresinden sonra muhatabın talebi üzerine nakte çevrilerek ödendiğini ileri sürerek, faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bankanın vermiş olduğu teminat mektubundan dolayı sorumluluğunun belli bir süre ile sınırlandırıldığı teminat mektuplarının vadeli teminat mektupları olarak kabul edildiği, vadeli teminat mektuplarında bankanın sorumlu olabilmesi için teminat mektubu ile güvence altına alınmış olan riskin öngörülmüş olan vade içinde gerçekleşmesi gerektiği, vadeli teminat mektuplarında teminat mektubu ile güvence altına alınan risk vade içinde gerçekleşmek şartıyla bankanın diğer sözleşmelerden doğan borç ilişkilerinde olduğu gibi 10 yıl süre ile sorumlu olmaya devam edeceği, bunun yanında,
muayyen bir müddet için yapılan taahhütlerde, müddetin bitimine kadar taahhüt edene yazılı olarak başvurulmaması halinde taahhüdün hükümsüz olacağına dair sözleşme hükümlerinin geçerli olduğu, mektup metninde vade içinde rizikonun gerçekleşmesi ve ödeme talebinde bulunulmasının kararlaştırılabileceği, böyle bir şartı içeren teminat mektuplarında süre içinde yazılı tazmin talebinde bulunulmamış ise bankanın sorumluluğunun sona ereceği,
ancak mektup metninde vade içinde tazmin talebinde bulunulması kararlaştırılmamış ise riskin vade içinde gerçekleşmesi halinde bankanın sorumluluğunun genel zamanaşımı süresi olan 10 yıllık süreye tabii olacağı, somut olayda tazmin edilen teminat mektubunda “31.10.2007 tarihine kadar geçerli olup, bu tarihe kadar elimize geçecek şekilde tarafınızdan yazılı tazmin talebinde bulunulmadığı takdirde hükümsüz olacaktır” ibaresinin bulunması karşısında, davalının 31.10.2007 tarihinden sonra teminat mektubunun tazmini istemesi üzerine davacının sorumluluğu kalmayan teminat mektubunu ödediği,
bu nedenle davacının ödediği teminat mektubu bedelini davalıdan geri isteyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 330.000,00YTL’nin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3110, K. 2010/9296, 27 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama