KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3227 E., 2010/9665 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 10.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.11.2008 tarih ve 2007/258-2008/625 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan hehsabından 7 ayrı işlemle toplam 43.597,80 YTL'nın internet vasıtasıyla başka hesaba aktarıldığını, davalı bankanın internet vasıtasıyla yapılan işlemlerde müşterilerin haklarını koruyucu tedbir almaması nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, 43.597,80 YTL' nın 08.02.2007 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmede güvenlik hususunda davacının uyarıldığını, söz konusu havale işleminden dolayı sorumlu olmadıklarını, davacının kusurlu hareketi bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkşii raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait banka hesabından 08.02.2007 tarihinde başka hesaba havale ve EFT yapıldığı, davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini almaması nedeniyle kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 43.597,80 YTL' nın 08.02.2007 tarihinden 3095 SK 2/2 maddesi gereğince değişen oranda temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3227, K. 2010/9665, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama