KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3238 E., 2010/9704 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.11.2008 tarih ve 2007/696-2008/711 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka hesabındaki toplam 9.450 YTL’nin rızası ve bilgisi dışında 3. bir şahıs tarafından internet bankacılığı yoluyla başka hesaba havale yapıldığını, davalının sunduğu hizmetle ilgili objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek, 9.450 YTL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, internet bankacılığında kişisel bilgilerin kullanılmasından ve muhafazasından davacının sorumlu olduğunu ve kusurlu olduğunu, müvekkilinin gerekli önlemleri aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının kendisine güvenli bir şekilde teslim edilen hesaba giriş bilgileri, parola ve şifreyi gerektiği gibi muhafaza etmeyerek 3. kişilerin eline geçmesinin önleyemediğinden %30 kusurlu olduğu, davalı bankanın da gereken önlemleri almadığından %70 kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 6.615 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının kusuru ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve rızası dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen,
bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen davalı bankanın sorumlu olmasına göre davaya konu miktardan davalı bankanın tamamen sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kusur paylaşımı yapılarak buna göre hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş ise de davacı tarafın temyizi bulunmaması nedeniyle bu hususun bozma nedeni yapılmasına gerek olmadığından davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3238, K. 2010/9704, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama