KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3466 E., 2010/9614 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.11.2008 tarih ve 2008/272-2008/367 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, 03.08.2008 tarihli genel kurula katılamadığını, çağrının toplantıdan en az 30 gün önce yapılması kuralına uyulmadığını, her ortağın 35.000 TL kredi kullanması yönünde ek ödeme niteliğindeki kararın nitelikli çoğunluk olmadan alındığını, toplantının kooperatif başkanının sahibi olduğu kafeteryada yapıldığını, kooperatif ile memurları arasında ticari işlem yapılmasının yasaklandığını, kooperatif başkanının sabıka kaydı olmasına rağmen başkanlığa seçildiğini ileri sürerek, anılan genel kurulun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, iptali istenen genel kurul tutanağının 4. maddesinde kooperatif inşaatları ile ilgili olarak daha önceki yönetimden kalan borçların ödenmesi için ortak başına 35.000,00 YTL kredi kullanılmasına karar verildiği, 5. maddede inşaatların bitirilmesi için tahmini olarak 700.000,00 YTL’ye ihtiyaç olduğu, yapılan ödemelerin harcanacağı işlerin belirlendiği, aidat miktarının aylık 1.000,00 YTL olarak tespit edildiği, gecikme cezası kararlaştırıldığı, başka karar alınmadığı davacının hazırun listesinde imzasının bulunmadığı, kooperatifin 19 ortaklı olduğu, genel kurula 10 ortağın katıldığı,
genel kurul toplantısına çağrının usulsüz olmasının tek başına iptal sebebi olmadığı, 4. ve 5. maddelerde alınan kararların “ek ödeme” niteliğinde olmayıp oybirliği ile alındığı, ağırlaştırılmış nisapla karar alınması gerekmediği, kararların anasözleşmenin 33. maddesine uygun nisapla alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3466, K. 2010/9614, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama