KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3507 E., 2010/9697 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.07.2008 tarih ve 2007/579 - 2008/1660 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...’nın maliki, diğer davalının kiracısı olduğu dairenin 09.03.2006 tarihinde mutfak giderinin patlaması sonucu müvekkili şirkete “İşyerim Paket Sigorta” Poliçesi ile sigortalı alt kattaki sigortalıya ait emtianın hasarlandığını, davalılar hakkında başlatılan takibe yapılan haksız itirazın iptalini ile % 40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, su borusunun işyeri içinden açıktan geçtiğini ve hasara sigortalının zarar vermiş olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davaya konu yerin depo olarak kullanıldığını, büyük ebatlı eşyaların içeri sokulup çıkarıldığını, bu taşımalar esnasında zararın meydana gelmiş olabileceğini, müvekkilinin kiracı ve malik olmadığı gibi kendisine bir ihbar ve bildirimde bulunulmadığını,davanın husumet nedeni ile reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, üst kata ait patlayan PVC pis su gider borularının sigortalı deponun içinde açıktan geçtiği, işyerinin anahtarlarının sigortalıda bulunması nedeni ile üst katta oturanlar tarafından zarar verilmesinin, tıkanma veya patlama durumunda görülmesinin mümkün olmadığı, depoya konulan mal ve eşyaların içeri konulması ve çıkarılması sırasında eşyanın boruya çarpması sonucu kırılmış veya koparılmış olabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3507, K. 2010/9697, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama