KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3721 E., 2010/10743 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.11.2008 tarih ve 2008/891-2008/2653 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin ortağı olan davalının ortaklık aidatları ile işlemiş faizini ödememesi nedeniyle 3.611,00 TL’nin tahsili için başlatılan icra takibine davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki belgeler ve bilirkişi raporuna göre, kooperatif ortağı olan davalının 3.000,00 TL aidat asıl borcu ile 594,00 TL gecikme faizi borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 3.594,00 TL olarak devamına ve 1.200,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalıvekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde dava değeri 3.611,00 TL olarak gösterilmiş ancak mahkemece dava kısmen kabul edilerek icra takibinin 3.594,00 TL olarak devamına karar verilmiştir. Bu durumda dava kısmen ret ile sonuçlandığına göre, davada kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekâlet ücretine hükmetmek gerekirken, hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3721, K. 2010/10743, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama