KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3827 E., 2010/9945 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Sakarya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.10.2008 tarih ve 2007/60-2008/304 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,davalı kooperatifin ortağı olan müvekkilinin usul ve yasaya aykırı birş ekilde yönetim kurulu ve genel kurul kararları ile ihraç edildiğini ileri sürerek, alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının üç aylık süre içerisinde yönetim kurulu kararına karşı genel kurula veya mahkemeye başvurarak itiraz etmediğini savunarak, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece,toplanan kanıtlar doğrultusunda, çıkarma kararının taahhütlü mektupla tebliğ edilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının çıkarma kararına yaptığı itiraz ihtarnamesinin tebliğe gönderildiği adresin davalı kooperatifin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olduğu, çıkarma kararına süresi içinde itiraz ettiği, dava açma süresinin davacının itirazının görüşüldüğü 03.02.2007 tarihli genel kurul tarihinden itibaren işlemeye başladığı, davanın üç aylık hak düşürücü süre içinde açıldığının kabul edildiği,
davacının kooperatif üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin kararın davalı kooperatifin yönetim kurulu tarafından toplantı nisabına uyulmaksızın iki üye ile alındığı, bu nedenle yok hükmünde olduğu, ortağın sadece aracını satması halinin taşıyıcılık mesleğinden ayrıldığını göstermeyeceği,bu nedenle ortağın çıkarılmasına karar verilemeyeceği, ihraç kararının alındığı tarihte davacının taşımaya uygun araç sahibi olduğu gerekçesiyle, davalı kooperatif yönetim kurulunun davacının kooperatif üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin 29.08.2006 tarih ve 59 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkin olup, davacı dava dilekçesinde hem yönetim hemde genel kurulca alınan ihraca ilişkin kararın iptalini istemiş, mahkemece, yazılı gerekçelerle yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmiştir.
1163 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesine göre, ortak yönetim kurulunun çıkarma kararına karşı genel kurul nezdinde itiraz etmiş ise itirazın sonucu beklenilmeden artık yönetim kurulu kararına karşı iptal davası açılamaz.
Somut olaya gelince, dava konusu yönetim kurulunun ihraç kararına yönelik olarak davacı tarafça yasal süresinde genel kurul nezdinde itiraz edilmiş, itiraz ise 03.02.2007 tarihli genel kurulda görüşülmüş ve davacının ihracına ilişkin yönetim kurulu kararı kabul edilmiş, dava dilekçesinde de itirazın görüşüldüğü genel kurul kararlarının iptaline ilişkin dava açıldığı belirtilmiş, son oturumda da 03.02.2007 tarihli genel kurulun iptaline ilişkin açılan davanın bu dava için bekletici mesele yapılması gerektiği davacı vekilinince açıkça beyan edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, hukuki yararın dava şartı olduğu da nazara alınarak genel kurulun tasarrufu haline gelen ihraç kararına karşı açılan davanın varlığıda gözetilip , davacının yönetim kurulunun almış olduğu ihraç kararına karşı dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden doğrudan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
2-Bozma neden ve şekline göre,davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3827, K. 2010/9945, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama