KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3867 E., 2010/9619 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.11.2008 tarih ve 2007/284-2008/568 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın mudisi olduğunu, bankanın internet hizmetlerinden yararlandığını, 31.01.2007 tarihinde müvekkiline ait hesaptan 9.699,00 YTL’nin internet üzerinden tanımadığı kişilerin hesabına aktarıldığını, müvekkilinin internet hesabına ait şifreler kırılmak suretiyle parasının hesabından çekilmesi sonucu ortaya çıkan zarardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 9.699,00 YTL’nin işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının şifre ve parolasının üçüncü kişilerin eline geçmesine kendisinin sebebiyet verdiğini, müvekkili bankanın kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hesaptaki işlemlerin davacının kişisel bilgileri ve şifresi kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiği, davacının şifre ve diğer kişisel bilgilerini koruyamadığı, davalı bankanın kullandığı ve davacı mudisine kullandırdığı güvenlik sisteminin çalınmış bilgilerin kullanılmasını engelleyemediği, tek kullanımlık şifre uygulamasının zorunlu hale getirilmediği, davacı ve davalının oluşan zararda eşit oranda kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.849,50 YTL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının kusuru ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve rızası dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen,
bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen davalı bankanın sorumlu olmasına göre davaya konu miktardan davalı bankanın tamamen sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kusur paylaşımı yapılarak buna göre hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş ise de davacı tarafın temyizi bulunmaması nedeniyle davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3867, K. 2010/9619, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama