KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4022 E., 2010/10000 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.12.2008 tarih ve 2007/280-2008/445 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “... Uluslararası Nakliyat ve Ticaret Ltd. Şti.” ibarelerinin müvekkilinin 1995 yılından bu yana tescilli unvanı olduğunu, müvekkilinin "..." ibaresini markasal olarak kullanarak nakliye sektöründe bu marka ile tanındığını, ancak davalının, "... Otomotiv Yedek Parça Petrol ve İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi" markasının 2004 yılında TPE nezdinde 12,35 ve 39. sınıflarda tescil ettirdiğini, anılan markanın esas unsuru olan “...” ibaresi üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, bu ibarenin müvekkilince tanınmış hale getirilen ve kullanmakla ayırt edicilik kazanan markayla benzer ve iltibas oluşturduğunu ileri sürerek, davalının markasının kara taşımacılığını kapsayan 39. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, marka tescil işlemine karşı TPE nezdinde itirazda bulunmadığını, "..." ibaresi üzerinde üstün hakkı bulunmadığını, davacının anılan ibareyi müvekkilinin tescil talebinden önce marka olarak tescil ettirmediği gibi bu konuda başvuruda da bulunmadığını, anılan ibarenin davacı tarafından kara taşımacılığı konusunda tanınmış ve kullanılmakla ayırt edici hale getirilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı tarafından marka olarak tescil edilen “...” ibaresi üzerinde 556 sayılı KHK'nun 8/3-5 maddeleri anlamında gerçek hak sahibi olduğu gerekçesiyle davalı markasının 39/01 sınıfta yer alan kara taşımacılığı hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4022, K. 2010/10000, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama