KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4031 E., 2010/10343 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Osmaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.01.2009 tarih ve 2008/259-2009/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının ortağı olduğunu, denetçilerin ‘şirketin iyi yönetilemediği’ gerekçesiyle’ yaptığı çağrı sonrasında 22.07.2008 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı gerçekleştirildiğini, oysa olağan genel kurulun üç ay önce yapıldığını, şirketin, önceki genel kurul kararı uyarınca atanan ve aralarında müvekkilinin de olduğu üç müdür tarafından temsil ve ilzam edildiğini, hiçbir olumsuzluk yaşanmadığını, limitet şirketlerde denetim kurulunun böyle bir yetkisinin olmadığını, kararın üç denetçi tarafından oy birliği ile alınmadığını, hiçbir haklı nedenin olmadığını ileri sürerek, olağanüstü genel kurulun yok hükmünde olduğunun tespitine, yetkisizlik nedeniyle kararların yok hükmünde olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirkette mesul müdürlük yaptığını, eylemleri ile şirketi zarara uğrattığının tespit edildiğini, dava konusu yapılan genel kurulda azline karar verildiğini, iddiaların yersiz olduğunu, toplantıda usulsüzlük bulunmadığını, ortaklıktan çıkma davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 15.03.2005 tarihinde kurulduğu, 44 hissedarının olduğu, anonim şirkete ait hükümlere tabi bulunduğu, davacının açtığı ortaklıktan çıkma davasının bekletici mesele yapılmasına ihtiyaç olmadığı, denetçilerin olağanüstü toplantı çağrısı yapmasında anasözleşme ve uygulamaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı limitet şirketin ortak sayısının 20 kişiyi aştığının, anonim şirket hükümlerine tabi olduğunun açık olmasına, üç kişilik denetim kurulundan ikisinin kararı ile davalının olağanüstü genel kurula çağrılmış bulunmasına, denetim kurulunun kurul halinde hareket etmesinin zorunlu olmamasına, yönetim kurulunun toplanamadığının anlaşılmasına, genel kurul kararı ile şirket müdürü olarak atanan davacının iptali talep edilen genel kurulda yeterli çoğunlukla azline karar verilmiş bulunmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4031, K. 2010/10343, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama