KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/48 E., 2010/5779 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Akhisar Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Akhisar Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.07.2006 tarih ve 2005/516-2006/267 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı S.S. 1055 nolu Akhisar Merkez ve Köyleri Tütün Tarım Satış Kooperatifince 11/10/1999 tarihli Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Kredi Sözleşmesine dayanarak ortaklarına verilmek üzere müvekkili bankadan 550.000 TL kredi alındığını, kredinin teminatı olarak ortaklardan alınan müşterek ve müteselsil borç senetlerinin müvekkiline temlik edildiğini ileri sürerek, 6.443 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişken faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı ... vekili ve diğer davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davacı tarafın dayandığı 20/10/1999 tarihli müşterek ve müteselsil borç senedinin 1.070 TL bedelli olduğu, vadesinin 30/06/2000 olduğu, işlemiş faiz eklenerek toplam 6.443 TL’nin tahsili amacıyla dava açıldığı, dava değerine işlemiş faizin dahil edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddi ile talep halinde dosyanın görevli Akhisar Sulh Hukuk Mahkemesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi alacağının tahsili istemine ilişkindir. Yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında düzenlenen müşterek ve müteselsil borç senedinin 1 ve 2. maddeleri uyarınca davaya konu borcun yazıldığı tarihten itibaren yıl sonuna ve ayrıca yılbaşından vade tarihine kadar geçen yıllar için belirtilen faiz oranlarından hesap ve kapitalize edilerek faizi ile kooperatife veya senedin temliki halinde temlik alan davacı Bankaya ödeneceği kararlaştırılmıştır. TTK’nun 8/3. maddesi uyarınca böyle bir düzenlemenin tarafları bağlayacağı kuşkusuzdur.
O halde, davaya konu alacağın faiz alacağı olduğu varsayılan kısmının da HUMK’nun 1/1. maddesi kapsamında görevde dikkate alınmayacak olan temerrüt faizi niteliğinde bulunmadığının, yasa ve sözleşme hükümlerine göre açıklanan dönemlerin sonunda ana paraya dönüşmüş asıl alacak olduğunun kabulü gerekir.
Bu durum karşısında, açılan davada mahkemenin görevli olduğunun kabul edilip, işin esasına girilmesi ve taraf kanıtlarının toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/48, K. 2010/5779, 24 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama