KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4932 E., 2010/10987 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.12.2008 tarih ve 2006/773 - 2008/770 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...’ın müvekkili kooperatifin ortağı olduğunu, kooperatif ana sözleşme hükümlerine aykırı olarak konutunu işyeri amaçlı olarak diğer davalıya kiraya verdiğini, konutta plan ve projeye aykırı olarak tadilatların yapıldığının saptandığını, plan ve projeye aykırı olarak yapılan tüm tadilatların düzeltilerek eski hale getirilmesi ve işyeri olarak kullanılma son verilmesi,
konut amaçlı olarak kullanılmasının ihtar edildiğini, ihtarnameye rağmen gerekli düzeltmelerin yapılmadığını, müvekkili kooperatifin 30.6.2002 tarihinde yaptığı genel kurulda ana sözleşmede belirtilen maddeler doğrultusunda üyelere teslimi yapılan konutların amaç dışı kullanılmaması, mecburi dükkanlar dışında sonradan fiilen işyeri ve dükkan olarak kullanılanların genel kuruldan sonra bir ay içinde eski hale iade edilerek konuta dönüştürülmesi, aksi takdirde üyelikten ihraç ve eski hale getirilmesi konusunda tüm harcamaların üyelerden tahsili yoluna gidileceği konusunda karar alındığını ileri sürerek,
müvekkili kooperatif tarafından konut olarak kullanılmak amacıyla üretilen taşınmazda anasözleşmeye, plan ve projeye aykırı tadilat yaparak konut vasıflı taşınmazı işyerine dönüştürerek kullandıran davalı ortağın ve kullanan davalı kiracının haksız müdahalesinin giderilmesini ve yapılan değişikliklerin eski hale getirilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Kılıçaslan vekili,müvekkilinin diğer davalıya bağımsız villayı kiraladığını, davacı kooperatif genel kurulu tarafından 2001 olağan genel kurulda alınan kararların müvekkili açısından bağlayıcı olması için tebliğinin gerektiğini, 2001 tarihli genel kuruldan sonra yapılan genel kurullarda bu konunun gündeme gelmediğini, müvekkilinin diğer davalıya ihtarname göndererek proje ve sözleşmeye aykırılık olması halinde bunun giderilmesini ve tahliye istediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, dava konusu gayrimenkulde plan ve projeye aykırı bir değişiklik yapılmadığının, ayrıca taşınmaz üzerinde yapılmış herhangi bir değişikliğin de sözkonusu olmadığını, müvekkili şirketin anasözleşme hükümlerini araştırma yükümlülüğünün bulunmadığını, taşınmazın kiralandığı haliyle kullanıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı kooperatif üyelerinden olan bir nolu davalının iki nolu davalıya konutunu kiraya verdiği, işyeri amaçlı olarak kiralanması nedeni ile plan, proje ve imara aykırı tadilatların yapıldığı, işyeri amaçlı olarak kullanılmasının ve kiraya verilmesinin imar ve kooperatif mevzuatına aykırı olduğu, konutun henüz bir nolu davalıya tahsisli olup, adına tapuda kayıtlı dahi bulunmadığı, bu nedenle kooperatif ortağının kendisine tahsisli dairede tadilat yapma hakkına sahip olmadığı, bu durumun kat mülkiyeti mevzuatı ve kooperatif ana sözleşmesine aykırı olduğu,
bu nedenle projeye aykırı tadilatların eski haline getirilmesi gerektiği, bu hususta yükümlülüğün bir nolu kooperatif üyesi davalı ... ’da olduğu, kiracı olan diğer davalının davacı kooperatifin muhatabı olmayacağı, bu davalının konutta yaptığı tadilat varsa kiracı-kiralayan ilişkisi çerçevesinde diğer davalıya karşı sorumlu olacağı, ancak dava konusu yeri konut amacına uygun kullanmadığından haksız işgalci durumunda bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4932, K. 2010/10987, 1 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama