KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5 E., 2010/7242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
829 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 9.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.03.2008 tarih ve 2006/344 - 2008/47 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.06.2010 gününde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediklerinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin emlak komisyonculuğu işi ile iştigal ettiğini, davalının müvekkiline ait işyerine gelerek Otomotiv Showroom + servis yapılacak yer aradığını bildirdiğini, tarafların Yenibosna'daki taşınmazın gösterimi konusunda 10.04.2006 tarihli yer gösterme sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin bu sözleşmeye göre tarafların üzerinde anlaştıkları yerleri gösterdiğini, davalının yer gösterme sözleşmesini dava dışı ...
A.Ş. şirketi adına yetkilisi olarak imzaladığını, sonradan müvekkilinin gösterdiği yerin davalının ortağı ve yetkilisi olduğu CTR Otomotiv San.ve Tic.A.Ş. tarafından kiralandığını öğrendiğini, müvekkilinin bu şekilde devre dışı bırakılarak müvekkiline ödenmesi gereken komisyon ücretinin ödenmediğini, taraflar arasındaki sözleşmeye göre bu gibi durumlarda dahi komisyon ücretinin kendisine ödenmesi gerektiğini, davalının bu yönde taahhütte bulunduğunu ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile 59.850,00 YTL komisyon alacağının reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, yetki ve husumet itirazında bulunmuş ve davanın esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalı vekilinin yetki itirazının yerinde görülmediği, davanın, komisyon ücret alacağının tahsili isteğine ilişkin olduğu, davacının emlak komisyonculuğu yaptığı, davalının 10.04.2006 tarihinde davacıya ait işyerine gelerek Otomotiv Showroom + Servis yapılacak yer aradığını bildirmesi üzerine davacı şirketle aynı tarihte yer gösterme sözleşmesi imzaladığı, davalının yer gösterme sözleşmesini imzalarken ...
A.Ş. adına sözleşmeyi imzaladığı ve davacının bu sözleşmeye göre yer gösterme edimini yerine getirdiği, bilahare davacı tarafından davalıya gösterilen kiralık yerin davalının ortağı ve yetkilisi olduğu dava dışı CTR A.Ş. tarafından kiralanmış olduğu, davacının, taraflar arasındaki 10.04.2006 tarihli sözleşmenin 1.maddesine dayanarak bir aylık kira bedeli tutarının komisyon bedeli olarak kendisine ödenmesi gerektiğini ileri sürdüğü,
davalının ise davacının kendisine husumet yöneltemeyeceğini, yer gösterme eyleminin yapılmasına rağmen taşınmazın çok sonra CTR adlı şirket tarafından bizzat mal sahibinden kiralandığını savunarak davanın reddini istediği, taraflar arasındaki 10.04.2006 tarihli sözleşmeyi davalı,dava dışı ...
A.Ş. adına imzalamış ise de davalının sözleşme tarihinde bu şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığı celp edilen ticaret sicil kayıtlarından anlaşıldığından, davalının bu sözleşmeden doğan yükümlülükler ve haklar yönünden bizzat kendisinin sorumlu olması gerektiği kanaatine varılıp, bu nedenle davalının husumet itirazının reddedildiği,davacı tarafından davalıya gösterilen yerin üçüncü kişi tarafından kiralanması nedeniyle davalının 10.04.2006 tarihli sözleşme gereğince komisyon ücretinden sorumlu olup olmayacağı hususunun tartışılması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmeye göre "Kendimden başka ortak olduğum,
çalıştığım şirketlerce usul ve firuunca veya benim vasıtamla bu taşınmazları görüp beğenen şahıslarca her ne şartta olursa olsun satın alındığı veya kiralandığı takdirde kiralamada bir aylık kira bedeli tutarı + KDV'sine tekabül eden bedeli komisyon olarak ödeyeceğimi itirazsız kabul ve taahhüt ederim" taahhüdünde bulunan davalının kendisine davacı tarafından gösterilen yerin üçüncü kişi tarafından kiralandığını savunmuş ise de, celp edilen ticaret memurluğu kayıtlarından yeri kiralayan şirketin ortağı ve yetkilisi olduğunun açıkca görülmekte olduğu,
taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacı tarafından bizzat davalıya gösterilen ve onun ortağı ve yetkilisi olduğu şirket tarafından kiralanan yer nedeniyle davalının bizzat sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, davalının yetkilisi olmadığı ancak ortağı olduğu şirket adına anılan yeri bizzat davacının hizmeti ile görüp, bu yerin yetkilisi ve ortağı olduğu şirket tarafından kiralanmasını sağladığı, sözleşmeye göre davacının edimi yer göstermekten ibaret olup, ayrıca akdin kurulması hususunda başkaca edim yüklenmediği, hal böyle olunca davalının bizzat komisyon bedelinden sorumlu olduğu sonucuna varıldığı,
dava konusu yerin 59.850,00 YTL + KDV aylık kira bedeli ile kiralandığı sunulan kira sözleşmesinden anlaşıldığından taraflar arasındaki 10.04.2006 tarihli sözleşme gereğince davalının bu miktar aylık kira parasının tamamını komisyon bedeli olarak ödemek zorunda olup, davacı başlangıçta komisyon ücreti olarak 8.000,00 YTL talep etmiş ise de, bilahare 11.01.2008 tarihli dilekçesi ile talebini ıslah ederek 59.850,00 YTL'na yükselttiği gerekçesiyle, davacının talebi ile bağlı kalınmak suretiyle davanın kabulü ile 59.850,00 YTL alacağın davalıdan tahsiline, işbu alacağın 8.000,00 YTL'na dava tarihinden itibaren,
bakiye kısmına ise ıslah tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine karar verilmiştir.
Kararı,davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, 20.11.2006 dava ve 11.01.2008 ıslah tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmiştir. Oysa, dava ve ıslah dilekçesinde reeskont oranında faiz talebinde bulunulmuş olup, talep gibi bu oranda yasal faize karar verilmesi gerekirken avans oranında faize karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirme- diğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca kararın aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5, K. 2010/7242, 22 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama