KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5011 E., 2010/11020 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.12.2008 tarih ve 2008/202 - 2008/649 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatiften ihraç edildiğini Antalya 4. Noterliği’nin 17.12.2007 tarihli ihtarı ile öğrendiğini, çıkarma kararına esas ihtarnamelerin usulüne uygun olmadığını, borcun ne kadar süre içerisinde ödeneceğinin belirtilmediğini, kanunun aradığı bir aylık sürenin dolması dahi beklenmeden müvekkilinin ihracına karar verildiğini, ihraç kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, yönetim kurulu tarafından alınan 17.12.2007 tarih 11 nolu ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın 3 aylık hak düşürücü sürede açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kooperatif tarafından davacıya noter aracılığıyla gönderilen 1. ihtarnamenin 09.11.2007 tarihinde, 2. ihtarnamenin 29.11.2007 tarihinde, ihraç kararının ise 04.01.2008 tarihinde tebliğ edildiği, Kooperatifler Kanunu’nun 16. maddesinde üç aylık süre içinde genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarma kararlarının kesinleşeceğinin düzenlendiği, bu 3 aylık sürenin hak düşürücü süre niteliğinde olduğu, davacıya ihraç kararı 04.01.2008 tarihinde tebliğ edilmiş olup davanın 04.04.2008 Cuma gününe kadar açılması gerekirken 07.04.2008 Pazartesi günü açıldığı, üç aylık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5011, K. 2010/11020, 1 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama