KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5108 E., 2010/11168 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gölhisar Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.12.2008 tarih ve 2008/39 - 2008/189 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının dava dışı bankadan kullandığı kredi borcunu ödememesi üzerine banka tarafından hakkında takip başlatıldığını, bu aşamada müvekkilinin takibe konu borca kefil olarak borcu ödediğini, borcun müvekkili tarafından ödenmesi nedeniyle asıl borçlu olan davalı hakkında müvekkili tarafından başlatılan takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı, zamanaşımı defi ile birlikte kendisinin kefil olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından kefil olunan borcun dava dışı bankaya ödenmediği, bu nedenle kefil sıfatıyla asıl borçlu durumunda bulunan davalıya rücu şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kefil olunan borcun davacı tarafından ödendiği iddiasına dayalı takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalının dava dışı bankadan kullandığı kredi borcu nedeniyle banka tarafından başlatılan takip sırasında davacının borca kefil olduğu ve taksitler halinde davalının borcunun ödendiği iddia edilmiş olup, mahkemece, borcun davacı tarafından ödendiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle, yazılı şekilde karar verilmiştir.
Oysa, davalıya ait borcun ödendiğine ilişkin davacı tarafından delil olarak dava dışı bankaya yapılan ödeme dekontları dosyaya ibraz edilmiş olup, mahkemece, bu dekontlardaki tutarın hangi nedenle ödendiği ilgili bankadan sorulmadan karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacının sunduğu dekontlardaki bedellerin kimin borcu için bankaya ödendiğinin ve ödemenin davalının borcu ile ilgisinin bulunup bulunmadığının sorularak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5108, K. 2010/11168, 2 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama