KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5112 E., 2010/11351 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.02.2009 tarih ve 2007/439 - 2009/42 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalının dava dışı limitet şirketin ortakları bulunduğunu, davalının %50 pay sahibi olduğunu, yabancı olan müvekkillerinin tesadüf eseri tanışarak bu şirketi kurduklarını, Dinar’da votka fabrikası inşa edildiğini, sermayenin müvekkillerince karşılandığını, ayrıca şirketin krediler çektiğini, davalının şirketi zarara uğrattığını, esasen kötü şekilde yönetim gösterdiğini, tespitler yapıldığını ileri sürerek, TTK.nun 161/son maddesi uyarınca davalının şirket müdürlüğü görevinden azline, mahkeme kararı kesinleşinceye kadar idarenin kayyıma teslimine, 20.000 YTL tazminatın dava dışı limitet şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaların yersiz olduğunu, şirketin kar elde etmeye başladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tarafların votka üretimi ve pazarlanması alanında faaliyet göstermek üzere dava dışı limitet şirketi kurdukları, davalının 25.02.2005 tarihinde tescil edilen sözleşme ile üç yıllığına müdür olarak atandığı, münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu, 25.08.2005 tarihinde ayrıca davacı ... ile çalışan Muammer Alşan’ın davalı dışında münferiden temsil ve ilzama yetkili kılındıkları, çalışanın yetkisinin 18.08.2006 tarihli karar ile kaldırılarak davacı ortak Alexander ile davalının görevinin 25.02.2008 tarihine kadar devam etmesi yönünde karar alındığı,
davalının şirketi sevk ve idare ettiği dönemde alınan ve verilen çeklerin hesaplara işlenmediği, tüm ödeme ve tahsilatların kasadan yapılmış gibi gösterildiği, banka kayıtlarının resmi defterlere işlenmediği, ticari defterlerin usulüne uygun tutulmadığı, davacı ödemelerinin muhasebe kayıtlarına yansıtılmadığı, stokta bulunması gereken miktarda buğdayın olmadığı, bu haliyle şirket zararının 889.744.16 TL olarak tespit edildiği, ikinci raporda daha fazla hesap edildiği, bu dönemde şirketin fiilen davalı tarafından yönetildiği, yönetimde gerekli dikkat ve özeni göstermediği, azil için haklı nedeninin olduğu,
ancak müdürlük süresinin 25.02.2008 tarihinde dolması nedeniyle bu istemin konusuz kaldığı, kayıt dışı üretim yaparak zarara neden olduğu, ikinci bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun bulunduğu gerekçesiyle müdürlük görevinden azil istemiyle ilgili karar verilmesine yer olmadığına, 20.000.00 YTL’nin davalıdan tahsili ile dava dışı limitet şirkete verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının, tarafların ortak olduğu limited şirketi kuruluştan başlayarak 25.02.2008 tarihine kadar münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğunun, uyuşmazlığa konu dönemde fiilen sevk ve idare ettiğinin anlaşılmasına, her ne kadar şirketin tescilinden sonra davacı ... Reybokav da ayrıca şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili kılınmış ise de yapılan işlemlerde bu davacının katılımının olduğunun savunulup kanıtlanmamış olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5112, K. 2010/11351, 8 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama