KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5206 E., 2010/11105 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.10.2008 tarih ve 2007/433-2008/551 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankada bulunan hesabından bilgisi ve rızası dışında internet aracılığıyla 3. kişilerin hesabına toplam 14.970 YTL’nin havale edildiğini, davalı bankanın internet bankacılığında gerekli önlemleri almadığından sorumlu olduğunu ileri sürerek, bu miktarın tahsiline talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin internet bankacılığı güvenliğinin son derece güçlü olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın internet bankacılığındaki güvenlik önlemlerinin yetersiz olması nedeniyle 2/3 oranında kusurlu, davacının da kendisine sunulan ve tercihine bırakılan ek güvenlik tedbirlerini almada ihmalkar davranarak 1/3 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile kusur oranında 9.980 YTL’nin davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, davalı bankanın müşterisi olan davacı hesabındaki paranın, davacının bilgisi ve rızası dışında ve internet aracılığıyla, dava dışı kişilere havale edilmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Bilirkişinin hazırlayarak sunduğu raporda, davacıya kendisine sunulan ve tercihine bırakılan ek güvenlik tedbirlerini almakta ihmalkar davrandığı gerekçesiyle izafe edilen kusur oranı kabul edilemez. Zira, davacının şifresini başkasına verdiği usulüne uygun bir şekilde kanıtlanamadığından 1/3 müterafik kusur ile sorumlu tutulması doğru olmamış, internet bankacılığı hizmetini sunan davalı bankanın, gerekli önlemleri alma sorumluluğu olduğundan tüm kusurun bankada olduğu sabit olduğu ve buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde verilen kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5206, K. 2010/11105, 1 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama