KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5258 E., 2010/11793 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.11.2008 tarih ve 2008/17-2008/601 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan banka nezdinde bulunan hesabından çek koçanı teslim aldığını, çeklerin şirketin yetkili müdürü dava dışı ...tarafından kullanıldığını, çek yapraklarından bir adedinin nasıl olduğu bilinmeyen bir şekilde kaybolduğunun sonradan sahte olarak tanzim edilip hesaptan ödeme yapıldıktan sonra öğrenildiğini, sahte çeke ciro yoluyla hamil olduğunu iddia eden davalı ...’in dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından mahkumiyetine karar verildiğini, sahte çekin ödenmesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğratılmasından davalı bankanın ve hamilin sorumlu olduklarını ileri sürerek, 25.000,00 TL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan banka vekili, çek yaprağını gerektiği gibi muhafaza etmeyen ve zayi olduğunu zamanında müvekkiline bildirmeyen davacının zarara kusuruyla neden olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılardan ... vekili, müvekkilini ciro zinciriyle çeke hamil olduğunu, çekteki imzanın sahte olduğunu müvekkilinin bilmesinin mümkün olmadığından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını ve çek yaprağını gerektiği şekilde muhafaza etmeyen davacının kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, çek üzerindeki imzanın sahte olduğu, yetkili imzasını taşımadığını, kontrol etmeden sahte çeki ödeyen davalı bankanın TTK 724 maddesi uyarınca zarardan sorumlu olduğu, sahtelik iddiasının herkese olduğu gibi diğer davalı hamile karşı da ileri sürülebileceğinden iyiniyet iddiasının dinlenmeyeceği ve davaya konu çekten sonra çek keşide etmemesi nedeniyle zamanında bankaya bilgi verilemediği, davacının çek yaprağını kaybetmesinde kusuru veya ihmali ispat edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüyle 25.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin ayrı ayrı tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5258, K. 2010/11793, 22 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama