İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/5470 K.2010/12037

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/01/2009 tarih ve 2007/862-2009/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,…

Esas2009/5470Karar2010/12037Tarih25 Kasım 2010Okuma4 dk · 782 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2009/5470 E., 2010/12037 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Kasım 2010
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

782 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/01/2009 tarih ve 2007/862-2009/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin 05.03.2004 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına çağrılmadığını, sözkonusu toplantıdan hiçbir şekilde haberdar olmadığını, toplantıda sermaye artırımına karar verildiğini toplantıya katılan diğer hissedar ...’in alınan kararlar hakkında bilgisinin olmadığını, kendisine toplantı tutanaklarının boş olarak imzalatıldığını, bu nedenle sermaye artırımı kararının alınabilmesi için gerekli karar yeter sayısı sağlanamadığından kararın yok hükmünde olduğunu ileri sürerek, 05.03.2004 tarihli genel kurul toplantısında alınmış olan sermaye artırım kararının yoklukla butlanının tespitine ve davalı şirkete kayyım tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davaya konu genel kurul toplantısında bütün yasal şartlara uyulmuş olduğunu, davacının iddialarının haksız bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 05.03.2004 tarihli ortaklar genel kurul toplantısına ilişkin davetin davacıya TTK’nun 538/3 ncü fıkrasına uygun olarak yapılmadığı, ancak usulsüz çağrının toplantıda alınan kararların yokluğu yaptırımına bağlanmadığı, alınan kararların yasaya aykırı olması durumunda sadece iptalinin dava edilebileceği, davacının ise üç aylık iptal davası süresini geçirdiği, davacının yokluk sebeplerinden olan toplantı ve karar nisaplarının oluşmadığı iddiasını da kanıtlayamadığı, davaya konu genel kurul kararının yokluğunun tespitini gerektirecek bir hususun bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davalı şirketin 05.03.2004 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınmış olan sermaye artırımına ilişkin kararın yoklukla malul olduğunun tespiti ve davalı şirkete kayyım tayini istemlerine ilişkindir.Sözkonusu toplantıya davacı katılmamış olup, davacıya toplantıya ilişkin geçerli bir tebligat yapıldığı hususu da ispatlanamamıştır.

Davacıya usulüne uygun bir toplantı çağrısının yapılmaması ve davacının bu nedenle ortaklar kurulu toplantısına katılmamış olması davacıya bu toplantıda alınan kararlara karşı muhalefet şerhi koyma şartı aranmaksızın dava açma hakkı verir ise de bu durum tek başına alınan kararların iptalini gerektirmez.Usulsüz çağrıya dayanılarak açılan iptal davalarında toplantıda alınan kararların iptaline karar verilmesi ancak alınan kararların kanun, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırılığının tespiti halinde mümkündür.

Toplantıya katılmayan ortağın iptal sebeplerine dayalı olarak açacağı davanın da toplantı tarihinden itibaren 3 aylık süre içinde açılması gerekmektedir.Ancak, alınan kararların geçersizliği sonucunu doğuracak yasaya ve hukuka aykırılıkların ileri sürülmesi 3 aylık süre ile sınırlı bulunmamaktadır.

Somut olaya gelindiğinde, davacının geçersizliğine karar verilmesini istediği sermaye artırımına ilişkin ortaklar kurulu kararının davacının yokluğunda alınmış olması davalı şirketin kuruluş tarihi itibariyle tabi olduğu TTK’nun sermaye artırımına ilişkin 513/1 nci maddesi hükmü uyarınca geçersizlik sonucunu doğurmadığı gibi sermaye artırımına ilişkin kararın iptalini gerektiren bir durum da yoktur.Esasen, dava tarihi itibarıyla 3 aylık süre geçmiş olduğundan iptal davasının bu nedenle dinlenmesi de mümkün değildir.Ancak, sözkonusu kararda sadece sermayenin artırılması kararı ile yetinilmemiş,

artırılmasına karar verilen sermaye miktarının tamamı ortaklardan Cavit Sağıroğlu tarafından aynı toplantıda taahhüt edilmiştir.TTK’nun 516/son maddesinde, mukavelede veya artırma kararında aksine hüküm olmadıkça her ortağın sermayesi nispetinde esas sermayenin artırılmasına iştirak etmeyi isteme hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.Bu durumda,

sermayenin artırılması halinde her ortağın sermayenin artırılmasına katılma hakkı yasa ile tanınan bir ortaklık hakkı olması nedeniyle sermayenin artırılmasına ilişkin olarak alınan kararda ortakların bu haklarını kullanabilme olanağının onlara sağlanması gerekmektedir.Ortakların bu konudaki hakları yasal rüçhan hakkı niteliğinde olup, onların yokluğunda bu haklarının ortadan kaldırılması mümkün değildir.Bu durumda,

davacıya sözkonusu toplantıda rüçhan haklarının da kullandırılacağını bildiren usulüne uygun bir tebligat yapılmaksızın davacının olmadığı bir toplantıda sermaye artırımının dışında rüçhan hakkını da etkileyecek nitelikte karar alınmış olması yasanın tanıdığı hakkı ortadan kaldırıcı nitelikte bir karar olduğundan esas sermaye artırımı ile somut ve tek yanlı olarak kullanılabilecek hale gelmiş bulunan davacının yeni pay alma hakkı hukuka aykırı olarak ihlal edilmiş bulunmaktadır.Yeni pay alma hakkını ihlal eden eylem ve kararlara karşı açılması gereken davanın TTK’nun 381/1 nci maddesine göre 3 aylık süreyle sınırlandırılması ve bu maddede

belirtilen dava açma koşullarına tabi tutulması mümkün değildir.Buna göre mahkemece, davacının rüçhan hakkını ortadan kaldırıcı nitelikteki karar yönünden bu karara karşı açılacak davanın 3 aylık süre ile sınırlı olmadığının kabulü gerekirken, rüçhan hakkının kısıtlanması nedeniyle açılacak davanın da 3 aylık süre ile sınırlı olduğunun kabul edilmesi sonucu yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5470, K. 2010/12037, 25 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/5470
Karar No
2010/12037
Tarih
25 Kasım 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/5471 K.2010/11048
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/5472 K.2010/11099
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/5473 K.2010/11103
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/5475 K.2010/11049
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/5476 K.2010/11100
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/5484 K.2010/5875

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.