KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5492 E., 2010/11389 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.12.2008 tarih ve 2006/262 - 2008/789 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife 10.12.1988 tarihinde devir suretiyle ortak olduğunu, 04.10.1987 ile Ekim 1992 tarihleri arasında kooperatife karşı olan tüm parasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini, buna rağmen müvekkiline bağımsız bölüm tahsis edilmemesi nedeniyle 1992 yılından sonra aidat ödemesi yapmadığını, İstanbul 9.ATM 2002/1593 Esas sayılı dosyası ile ihraç kararının iptali, ortak olduğunun tespiti ve yaptığı ödemeler karşılığı tazminat tutarının tespiti için açılan davanın derdest olduğunu,
davalı kooperatifin müvekkilinin sadece 58.778.139,00 TL alacağı olduğunu iddia etmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin yaptığı ödemeler nedeniyle davalı tarafça ödenmesi gereken toplam 32.800,00 YTL tazminattan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 YTL’nın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kooperatif ortağı olmadığını, kooperatiften ihraç edildiğini, bu nedenle sadece ortağın yapmış olduğu ödemeyi Kooperatifler Kanunu’nun 17. maddesi ve anasözleşmenin 15. maddesi uyarınca isteyebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 01.04.2004 tarih 2002/1593 Esas 2004/217 Karar sayılı ilam içeriğinden davacının kooperatiften ihraç edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda davacının tazminat talebinde bulunamayacağı, ödediği primleri talep edebileceği, davacının ödemesinin 64,93 YTL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 64,93 YTL'nın dava tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ortaklıktan ihracına ilişkin kararın kesinleşmesi nedeniyle daire verilmeyen ortağın talep edebileceği tazminatı davacının talep etmesinin mümkün bulunmamasına, davacının ancak 1163 sayılı Yasa’nın 17. maddesi uyarınca çıkma payının tahsilini talep etmesi mümkünse de bu alacağın muaccel olmamasına göre, davanın erken açılmış olduğu anlaşılmış ise de davalı tarafın bu konuda temyizinin bulunmamasına ve davacının 64,93 YTL’den fazla ödemede bulunduğunu iddia ve ispat etmemesine göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5492, K. 2010/11389, 8 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama