KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5956 E., 2010/12374 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.11.2007 tarih ve 2006/221-2007/614 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının borçlusu olduğu iki adet senedin müvekkili bankanın Bodrum Şubesi tarafından tahsile alındığını, davalının adresinin Yalıkavak Beldesi olması nedeniyle bu yerdeki şubeye gönderilmek üzere senetlerin çıkışlarının yapıldığını, senetlerin ödenmediğinin tespit edilmesi üzerine senetlerin akıbetinin Yalıkavak Şubesi'nden sorulduğunu ve senetlerin bu şubeye ulaşmayıp davalının elinde olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle senet bedellerinin müvekkili banka tarafından senet alacaklısına ödendiğini,
iki adet senedin müvekkili bankanın zilyedliğinde iken müvekkili bankanın isteği dışında elinden çıktığını ve ödeme yapmadığı halde borçlu davalının eline geçtiğini, bu şekilde davalının senet bedelleri kadar zenginleştiğini ileri sürerek, iki adet senet bedeli olan toplam 3.446 USD’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin senet bedellerini vade tarihlerinde ödeyerek senet asıllarını teslim aldığını, senedin borçlunun elinde olmasının senedin ödendiğine dair yasal karine oluşturduğunu, davacının kötüniyetli olarak davayı açmış bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, senedin borçlu elinde olmasının senedin ödendiğine dair yasal bir karine teşkil ettiği, davanın sübuta ermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5956, K. 2010/12374, 2 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama