KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6118 E., 2010/12140 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.12.2008 tarih ve 2005/648-2008/758 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadaki hesabından iradesi dışında internet bankacılığı aracılığıyla dava dışı üçüncü kişilerce 9.300,00 TL havale yapıldığını, bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, internet üzerinden bankacılık işlemi yapılması için gerekli şifrelerin üçüncü kişilerin eline geçmesine sebebiyet veren davacının zararın oluşumunda kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının, kendisine ait şifre ve kullanıcı adını koruyarak üçüncü kişilerin eline geçmemesi için gerekli önlemleri almadığından % 50 oranında kusurunun bulunduğu, davalı bankanın ise internet bankacılığı için gerekli güvenlik önlemlerini yeterli düzeyde almayarak ve önceki yapılan işlemin şüpheli olmasına rağmen dava konusu işlemin gerçekleşmesini engellememesi nedeniyle objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmediğinden % 50 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.650,00 TL’nın temerrüt faiziyle tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar sahtecilik işleminin davalı bankaya karşı gerçekleşmiş olması ve olayda davacının müterafik bir kusurunun varlığının kanıtlanamaması sebebiyle davacı tarafa kusur yüklenmesi doğru değil ise de; temyiz edenin sıfatına nazaran bu hususun bozma nedeni yapılmasının mümkün bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6118, K. 2010/12140, 29 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama