KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6140 E., 2010/12963 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ödemiş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.03.2009 tarih ve 2004/68-2009/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili, müvekkilinin Tuborg, Troy, Carlsberg ve Venüs marka biraların toptan pazarlamasına ilişkin olarak Ödemiş ve çevresinde anılan marka ürünlerin pazarlamasını yapan dava dışı Bimpaş A.Ş.'nin bayisi olduğunu, davalının anılan marka ürünleri davacı ve üretici firmalar dışında firmalardan satın alarak toptan pazarlamak suretiyle haksız rekabete yol açtığını, davalının bu eylemiyle marka hakkına tecavüz ettiğini, TTK'nun 58 (e) bendi uyarınca davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığının tazminat olarak hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine,
davalının davacı marka hakkına tecavüzünün durdurulmasına, davalı işyerinde ele geçirilen biraların davacıya bedelsiz olarak teslimine, ilana ve şimdilik 6.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline kara verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının işyerinde tespiti yapılan biraların aynı marka ve sayıca işyerinin büyüklüğüyle ve yapılan işle orantısız miktarda olması, davalı tarafın "toptan satış yetkisi" olduğunu kanıtlamaya çabalayan tevil yollu savunmaları gözetildiğinde Tuborg marka biraların 'toptan' satışını yaptığı, bu eyleminin Türk Ticaret Kanunun 57. Maddesinin 10. Bendinde sayılan "rakipler hakkında da cari olan kanun, nizanname, mukavele yahut mesleki veya mahalli adetlerle tayin edilmiş bulunan iş hayatı şartlarına riayet etmemek" şeklindeki haksızrekabet biçimine uyduğu,
davalının marka hakkına tecavüzde bulunduğu iddiası var ise de, biraların üzerindeki markanın taklidinin yapıldığı veya bir başka mal üzerine yapıştırıldığı yönünde delile rastlanmadığı, davalının elde etmesi mümkün görülen yararın 1.060,37 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, ilana, markaya yönelik tecavüz olmadığından bu yöne ilişkin talebin reddine, 1.060,37 TL tazminatın temerrüt faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tespite konu biraların bedelsiz olarak davacıya teslimine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Asıl ve birleşen davalar, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, marka hakkına tecavüzün önlenmesi, davalı işyerinde ele geçirilen emtianın davacıya teslimi ve ilan istemlerine ilişkindir.
Haksız rekabet davaları TTK'nun 56 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, bu maddelerden doğacak uyuşmazlıklar genel mahkemelerde görülebileceği halde, 556 sayılı Markalar Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanmasından doğacak uyuşmazlıklar anılan Kararnamenin 71. maddesine göre ihtisas mahkemelerinde görülmesi gerekecektir. Bu itibarla, davacının marka hakkına da dayanmış bulunmasına göre, bu konudaki delillerin takdirinin ihtisas mahkemesine ait olacağı kuşkusuzdur.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev kuralları, kamu düzenine ilişkindir ve temyiz dahil, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. İhtisas Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, görev ilişkisidir.
Bu durumda, yukarıda yapılan göreve ilişkin açıklanan düzenlemeler gereğince, somut olayda, Ödemiş İlçesi’nde iki Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, mahkemelerin sayısına göre bir nolu Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli bulunduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, bu yön gözden kaçırılarak işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6140, K. 2010/12963, 15 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama