KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6142 E., 2010/12103 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Malazgirt Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.03.2009 tarih ve 2009/4-2009/63 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Soyatış İnş.Ltd.Şti’nin hissedarı ve sorumlu müdürü olduğunu, anılan şirkete ait taşınmazın da anasözleşme gereği %40 hissesinin müvekkiline ait bulunduğunu, davalı ...’in tamamen sahte belgelerle bu taşınmazı diğer davalı şirkete intikal ettirdiğini, bu konuda verilmiş talimat ve vekaletname olmadığını ileri sürerek, .. İlçesi,... Mah.... mevkii 284 ada ve 23 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile % 40 hissesinin müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., Soyatış İnş.Ltd.Şti’nin aile şirketi olduğunu, şirketin tüm hisselerinin ve taşınmazının ortak ... tarafından düzenlenen belgelerle kendisine satıldığını, iyi niyetli bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda bir kimsenin limitet şirketteki payı, o şirketteki hak ve yükümlülüklerini ifade ettiği, ayrı bir hukuki kişilik olan şirketin malları üzerinde pay sahibi olacağı sonucunu doğurmayacağı, şirket taşınmazı hakkında tapu iptal ve tescili davası açamayacağı, aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6142, K. 2010/12103, 29 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama