KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6167 E., 2010/12371 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.02.2009 tarih ve 2008/426 - 2009/65 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin ortağı olduklarını, ortakların 3-4 yıldır kura ile kendilerine düşen dairelerde oturduklarını, 21.06.2008 tarihinde yapılan genel kurulun gündemine alınmak üzere müvekkilleri tarafından kooperatife gönderilen ihtarnamede tasfiye kurulunun oluşturulmasının istendiğini, genel kurul toplantısında bu istemin yinelendiğini, ancak önerinin en az 4 imza ile gündeme alınabileceği gerekçesi ile oylanmadığını, kooperatifin amacını gerçekleştirdiğini ve kooperatifin süresi olan 20 yıllık sürenin de dolduğunu ileri sürerek, davalı kooperatifin 21.06.2008 günlü genel kurulunun 4 ncü maddesinin iptali ile kooperatifin amacına ulaşması nedeniyle tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kooperatifin henüz amacının gerçekleşmediğini, her ne kadar inşaat bitirilmiş, ortaklara bağımsız bölümleri verilmiş ise de çatı izolasyonu, çevre düzenlemesi gibi işlerin yapılacak olması nedeniyle ortaklardan aidat toplanmasına karar verildiğini, tapular üzerine Orman Kanunu uyarınca 2-B şerhi konulduğundan ortaklara tapularının da verilemediğini, kooperatif aleyhine davacılar tarafından açılmış ve halen yargılaması devam eden davalar da bulunduğundan bu davalar sonuçlanmadan tasfiyeye gidilmesinin de mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kooperatifin halen faaliyetine devam ettiği, davacının iddia ettiği şekilde kura ile konutların ortaklara dağıtılması yeterli olmayıp, yasa hükmüne göre ortaklar adına tapuya tescilinin de gerektiği, tapular üzerinde 2-B şerhi olduğundan ortaklara tapularının verilemediği, kooperatifin anasözleşme ile kararlaştırılan süresinin dolmadığı,
genel kurulda eksiklikler belirtilerek ortaklardan aidat toplanmasına karar verildiğinden bu eksiklikler tamamlanmadan tasfiyeye karar verilemeyeceği hususları gözönüne alındığında davacıların kooperatifin tasfiyesi ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin istemlerinin yerinde olmadığı,
21.06.2008 tarihli genel kurul toplantı tutanağının 4. maddesinin iptaline yönelik istemlerinin ise anasözleşmenin 31 ve Kooperatifler Kanunu’nun 46. maddeleri uyarınca 4 kişiden az olmamak üzere ortakların en az 1/10'u tarafından genel kurul toplantısından en az 20 gün önce yazılı olarak bildirilecek hususların gündeme alınmasının zorunlu olması karşısında davacıların anılan maddelerdeki koşulları taşımayan istemleri hakkında oylama yaptırılmaması yönünde verilen genel kurul kararı yasa ve anasözleşmeye uygun bulunduğundan bu istemin de reddi gerektiği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6167, K. 2010/12371, 2 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama