KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6194 E., 2010/12130 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5, Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.08.2008 tarih ve 2008/445-2008/1449 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince işyeri sigorta poliçesiyle sigortalanan işyerine davalının aracıyla çarpması sonucu meydana gelen hasarın sigortalıya ödendiğini ve zararın oluşumundan davalının kusurlu olduğunu, 6.096,49 TL’nin tahsili için başlatılan icra takibine davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Şişli İcra Dairesi nezdinde başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasına icra dairesinin yetki alanı ile aynı olmayan yerdeki Bakırköy Mahkemesinin bakmasının hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın usule aykırılık nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta poliçesi nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davaları için özel bir yetki kuralı düzenlenmemiştir. Bu nedenle, itirazın iptali davasında yetkili mahkeme, HUMK.nun 9 ncu ve devamı maddelerinde tanzim edilen yetki kurallarına göre belirlenecektir. Dolayısıyla, itirazın iptali davasının icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde bakılacağı gibi bir zorunluluk söz konusu değildir.
Somut olayda, icra takibi Şişli İcra Dairesi nezdinde yapılmış, borçlu ise sadece borca itiraz etmiş olup, icra dairesinin yetkisine itirazda bulunmamıştır. Bu durumda, İİK ve HUMK’da itirazın iptali davasının takibin yapıldığı yer mahkemesinde açılmasının gerektiği yönünde kesin yetki kuralı düzenlenmediğinden ve esasen davalının yetkiye ilişkin bir itirazı da bulunmadığından yukarıda açıklanan mevzuat karşısında davaya bakılmak ve uyuşmazlığın esası hakkında inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6194, K. 2010/12130, 29 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama