KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6435 E., 2010/12141 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Afşin Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.12.2008 tarih ve 2008/173 - 2008/720 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili idare ile davalı arasında imzalanan sözleşmeler ile Afşin Elbistan B Termik Santralindeki kül döküm işinin davalı firmaya verildiğini, davalıca yapılan taşıma sırasında çevreye verilen zarar nedeniyle müvekkili aleyhine tazminat davası açıldığını, Afşin Sulh Hukuk Mahkemesi’nce tazminata hükmedildiğini, mahkeme kararının Yargıtay’ca onanarak kesinleştiğini, kararın takibe konularak müvekkilinden 28.08.2007 tarihinde 2.040,00 TL, 06.09.2007 tarihinde 654,48 TL tahsilat yapıldığını, davalı firma ile yapılan sözleşmede 3. şahıslara verilen her türlü zarardan davalının sorumlu olacağı hükmü bulunduğunu ileri sürerek, anılan meblağların ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Afşin Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2005/55 D.İş sayılı dosyasında alınan raporda zararın kül taşıma bandından rüzgarın etkisi ile savrulan küllerden ve baca gazlarından doğduğunun bildirildiğini, teknik şartnameye göre küllerin ara stok depolama sahasına kadar taşınması işinin davacıya ait olduğunu, sonrasında müvekkiline ait olduğunu, küldeki nem oranın davacı tarafından %25 olarak ayarlanması gerektiği halde daha az olduğunu, davacının kül stacker sahası yanındaki bir noktadan atık sulama suyunu bedelsiz vermeyi taahhüt etmesine rağmen vermediğini, zarara davacının sebep olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kurumun sözleşmenin 37/5. maddesini ihlal ederek davalı yükleniciye atık su temin etmesi gerekirken tespit tarihinden sonra 15.08.2008 tarihinde sulama yapılması amacıyla atık su temin ettiği, sözleşmenin 37/7. maddesine göre kül stackerden çıkış nem oranının %25 olması gerekirken davacının, davalı yükleniciye %25’in altında nem oranıyla atıkları teslim ettiği, kül taşıma bandının 880 metrelik kısmının üstünün kapalı olduğu, 2500 metrelik kısımda ise külün üstü açık şekilde taşınarak ara stok sahasında davalıya teslim edildiği,
kül taşıma bandına yakın olan taşınmazların hakim rüzgarların da etkisiyle tozumadan zarar gördüğü, sözleşmeye göre külün %25 oranında nemli olması gerekmesine rağmen davacı ve davalı belgelerinden ve keşif tarihindeki ölçme göre nem oranının %12-17 oranında olduğugerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6435, K. 2010/12141, 29 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama