KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6731 E., 2010/12853 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.03.2009 tarih ve 2007/187-2009/65 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkiline ait tescilli Mogaz ve Lipetgaz markası taşıyan boş tüplerin, 19.07.2005 ve 04.08.2006 tarihinde yapılan aramalarda bayilik ilişkisi olmayan davalının dolum tesisinde ele geçirildiğini, davalının aynı alanda faaliyet gösteren rakip firma olup boş tüpleri haksız olarak elinde bulundurduğu, davalının eyleminin, müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine, ele geçirilen tüplerin imhasına, hükmün ilana, 30.000,00 TL manevi tazminat ile şimdilik 631.80 TL maddi tazminatın ayrı ayrı ana ve birleşen davada bakımından tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ele geçirilen tüplerin müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını, bir kısmının bayilerce getirilip davacıya ait olması nedeniyle dolum işlemine tabi tutulmayarak ayrıldığını, bir kısmının ise, tesis dışında bulunan park halindeki araçta bulunduğunu, müvekkilinin tüp dolum ve dağıtımı sektöründe önde gelen firmalardan olduğundan boş tüplerin ticaretini yapmasının mümkün olmadığını, istenen tazminatların fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yapılan aramalarda davalıya ait tesis ve tesisin bitişiğinde bulunan park halindeki araçta, davacıya ait boş tüplerin ele geçirildiği, eylemin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, eylemin haksız rekabet olduğunun tespiti ve önlenmesine, ele geçirilen tüplerin satışının durdurulmasına ve imhasına, hükmün ilanına, asıl davada 631.88 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi, birleşen davada 631.99 TL maddi ve 7.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, durdurulması, maddi ve manevi tazminat ve diğer fer’i istemlere ilişkindir. Mahkemece, davalının haksız rekabette bulunduğunun tespit edilerek önlenmesine, maddi ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Davacı taraf, her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep etmiştir.
Davacının davalıya karşı ileri sürebileceği farklı istemlerini tek bir davada isteyebilmesi mümkün olup, bu duruma objektif dava birleşmesi denilmektedir.
Bu durum karşısında, kabul edilen haksız rekabetin tespit ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerinin her biri için davacı yararına ayrı ayrı hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi için geçerli vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde maddi ve manevi tazminat için vekalet ücretine hükmedilip, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemi için vekalet ücretine hükmedilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6731, K. 2010/12853, 13 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama