KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6791 E., 2010/12920 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kartal 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.03.2009 tarih ve 2007/118-2009/81 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının mülkiyetinde bulunan iş yerinin tesisatından akan suların, müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan aynı yerdeki iş yerinin hasar görmesine sebebiyet verdiğini, hasarın meydana gelmesindeki tüm kusurun davalıya ait olduğunu, tespit edilen hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, 8.420,85 TL'nin 12.10.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru olmadığını, kusurun su borularına aşırı basınç ile su gönderen İSKİ'de olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazdaki tüm bağımsız bölümlerin davalı adına kayıtlı olduğu, 2. katın temiz su borusunun eskimeye dayalı olarak açılması nedeniyle sızan suların davacı şirket nezdinde sigortalı iş yerine hasar verdiği, hasar bedelinin davacı tarafından sigorta ettirene ödendiği, hasar bedelinin tam kusurlu davalıdan tahsilinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 8.420,85 TL'nin 12.10.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının zamanında zamanaşımı defini ileri sürmemiş olmasına ve davacının da süresinden sonra yapılan zamanaşımı defi ile ilgili olarak zamanında zamanaşımı definin süresinde olmadığı yolunda karşı çıkmış bulunmasına, davalının BK’nun 58. maddesi uyarınca sorumlu bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6791, K. 2010/12920, 14 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama