KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6837 E., 2011/567 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.02.2009 tarih ve 2008/198 - 2009/23 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 23.05.2007 tarihinde "ERİA+şekil" ibaresiyle 36 ve 37 sınıflar için davalı nezdinde marka başvurusunda bulunduğunu, ancak davalının müvekkilinin tescil başvurusunu 556 sayılı KHK'nin 7/1 (b) maddesine dayanarak nihai olarak reddettiğini, redde dayanak markalar ile müvekkili markasının benzer olmadığını, genel intiba bakımından farklı olduğunu, özgün ve ayırt edici logosu bulunduğunu ileri sürerek, TPE YİDK’nun 17.04.2008 tarih ve 2008/M-2202 sayılı kararının iptali ile söz konusu marka başvurusunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu ibare ile redde mesnet markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, başvuru ve tescilde öncelik ilkesi doğrultusunda aynı emtialar ve hizmetler için tescil edilmek istenen davacı başvurusunun reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı başvurusunun konusu olan eria+şekil ibareli marka ile davalının redde mesnet aldığı daha önce tescilli bulunan “era” “era grup”, “era sigorta+şekil” ibareli markalar arasında esas ve yardımcı unsurlar, telaffuz, biçim ve görünüm itibariyle benzerlik bulunduğu, her birinin bütünü itibariyle bıraktığı etkinin benzer olduğu, markaların muhatabı tüketicilerin malı veya hizmeti alırken tereddüt içinde kalabileceği, karıştırılmaya neden olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6837, K. 2011/567, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama