KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6945 E., 2011/116 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.01.2009 tarih ve 2007/380-2009/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatifin ortağı olan müvekkilinin usulsüz ihtarnamelere dayalı olarak ihraç edildiğini ileri sürerek, yönetim kurulunun 21.05.2007 tarihli ihraç kararı ile bu kararı onaylayan 23.06.2007 tarihli genel kurulun 9.maddesinin iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili,davacının 40.529 TL borcunun bulunduğunu, borç miktarının resmi defter ve belgelerle sabit olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı hakkındaki ihraç kararının genel kurulu kararı haline geldiği, bu nedenle ilk yönetim kurulu kararının iptalini talep etmesinde hukuki bir yararın bulunmadığı, ihtarnamelerdeki borç miktarıyla gerçek borç arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesiyle, yönetim kurulu kararının iptali isteminin reddine, 23.06.2007 tarihli olağan genel kurul kararının 9.maddesi ile alınan ihraç kararının ise iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince; mahkemece karar yerinde isabetle belirlendiği üzere davacı hakkındaki ihraç kararının genel kurul kararı haline dönüşmüş olması karşısında yalnızca genel kurul kararının iptali ile yetinilmek gerekirken yazılı şekilde yönetim kurulu kararına yönelik iptal isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle,davacı yararına bozulması gerekmiş ise de,yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün,aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6945, K. 2011/116, 17 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama