KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7019 E., 2011/566 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Alaşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.12.2008 tarih ve 2008/43-2008/360 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisi ...'ın Alaşehir Denizbank Şubesi’nden kredi kullanabilmek için davalı şirket ile genel ferdi kaza sigorta poliçesi imzaladığını, muris ...’ın geçirmiş olduğu trafik kazasında ölmesine rağmen davalı ... şirketinin hasarın teminat dışı olduğundan bahisle ödeme yapmadığını, poliçe bedeli ve faizinin tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların murisinin sürücü belgesi bulunmayan kişinin kullandığı araca binerek “kendisini bile bile ağır tehlikeye maruz bıraktığı”ndan Ferdi kaza sigortası genel şartlarının 5.d maddesi uyarınca hasarın teminat dışı olduğunu, tazminat miktarının poliçe genel şartlarının 15. maddesi uyarınca hakem bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerektiğini, böyle bir hesap yapılmadığı için faiz talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların murisi olan sigortalının aracını ehliyetsiz sürücüye kullandırması halinin geniş yorumlanarak Ferdi kaza sigortası genel şartlarının 5/d maddesine sokulmasının uygun olmayacağı, bu nedenle hasarın teminat dahilinde olduğu,
ferdi kaza sigortası bir meblağ sigortası olduğundan rizikonun gerçekleşmesi halinde poliçede belirtilen sigorta bedelinin ödenmesi gerektiği, davalı ... hasarı ödemeyi 18.06.2007 tarihinde reddettiğinden temerrüde bu tarihte düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın 30.000,00.YTL asıl alacak ve 3.694,52.YTL işlemiş faiz yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın %40’ı oranında (12.000,00.YTL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, ferdi kaza sigorta poliçesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davanın dayanağını oluşturan sigorta poliçesinde Denizbank A.Ş. Alaşehir Şubesi dain ve mürtehin olarak gösterilmiştir. Bu durumda anılan banka şubesinin rehin hakkı bulunduğundan sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının açık muvafakatini almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olur.
Buna göre mahkemece, dava dışı banka şubesinin rehin hakkının ortadan kalkıp kalkmadığının bankadan sorularak açıklığa kavuşturulması, rehin hakkının devam ettiğinin anlaşılması halinde ise asıl dava ve talep hakkına sahip bankadan açılan davaya muvafakat veya icazetleri olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmesi ve bu usuli işlem tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerekirken,
davacının aktif taraf sıfatının (husumet) varlığına ilişkin olan ve mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek anılan poliçeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7019, K. 2011/566, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama