KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/721 E., 2010/6493 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
535 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eyüp 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.06.2008 tarih ve 2007/161-2008/811 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Ergo Sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...’ın araç maliki, ...’ın sürücüsü bulunduğu, davalı Ergo İsviçre Sigorta Şirketi’ne sigortalı araç ile davalı ... ’nün araç maliki, ...’nın sürücüsü bulunduğu sigortası olmayan aracın 14.10.2006 tarihinde karıştıkları trafik kazası sonucu müvekkiline ait olan Verici İstasyonu binasının giriş kapı ile beton istinat duvarının hasar gördüğü,
Eyüp 1. Sulh Mahkemesi’nin 2006/215 D sayılı dosyayla yapılan keşif ve bilirkişi incelemesinde hasarın giderilmesi maliyetinin 3.200 TL olarak hesaplandığını bilirkişi raporunu davalılara tebliğ etmiş olmasına rağmen zararının tazmin edilmediğini ileri sürerek kusur oranının tespitiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.200 TL zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ergo İsviçre Sigorta vekili K.J.K. 98/1 ve 99/1. maddeleri uyarınca sigortacının ödeme yükümlülüğünün yeterli ve gerekli belgelerin ihbarından itibaren başlayacağını davacının dava öncesinde müvekkiline başvurusunun olmadığını bu nedenle müvekkilinin temerrüde düşmediğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, ayrıca K.T.K. 98/1 ve 99/1. maddesi uyarınca müvekkilinin ancak gerekli belgelerin ihbarından itibaren 8 gün sonra temerrüde düşeceğini bu nedenle davacının kaza tarihinden itibaren faiz talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... yapılan araştırmalara rağmen adresi tespit edilmediğinden ilanen tebligat yapılmış olup davaya cevap vermemiştir.
Davalı ... ve ... olay tarihinde kazanın meydana geldiğini, kullandığı aracın ...plakalı araç olduğunu, ancak kusurlu olmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Davalı ... Ömürlü’nün dava tarihinden önce öldüğü belirlenmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı gereğince davalı ... Ömürlü hakkında açılan davanın adı geçenin davadan önce ölmüş olmasından dolayı reddine, 3.000 TL olarak belirlenen zararın % 75 kusur oranını göz önüne alınarak davalılar ..., ... ve sigorta poliçesi limitiyle sınırlı olmak üzere Ergo Sigorta Şirketi’nden müştereken ve müteselsilen yasal faiz sırasındaki temerrüt faizinin ... ve ...’tan 14.10.2006 tarihinden, Ergo İsviçre Sigorta A.Ş.’nden 08.02.2007 tarihinden itibaren yürütülmesine, 840 TL’nın ise %25 kusur oranı göz önüne alınarak davalı ...’den tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı Ergo Sigorta vekilince temyiz edilmiştir.
Davada müştereken ve müteselsilen tazmin talebinin varlığına rağmen yasal bir gerekçe gösterilmeksizin davalıların kusur durumuna göre gruplandırılmak suretiyle tahsil hükmü kurulması ve yapılan oransal hesaplama sonucu toplamda istekten fazlaya hükmedilmiş bulunması, aleyhe temyiz istemi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış;
ancak, mahkemece, tazminatın kusur durumuna göre davalılara paylaştırılması ilkesi benimsendiğine ve davacının toplam zararının 3200 TL olduğu belirlendiğine göre, davalılar ..., ... ve mümeyyiz davalı ... şirketinden tahsili gereken tazminat tutarının, ayrıca bir hesabı gerektirmeyecek biçimde ve rakamsal olarak hüküm yerinde gösterilmesi gerekirken, HUMK’nun 388. ve 389. maddelerine aykırı şekilde oransal karar oluşturulması hatalı ve davalı ... şirketinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekiyorsa da, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden,
HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/721, K. 2010/6493, 7 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama