KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7293 E., 2011/6929 K.·Birleşen
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Davanın doyası
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2006/436 Esas
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/02/2009 tarih ve 2006/334-2009/33 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı ve birleşen davanın davalısı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.06.2011 gününde davacı - davalı vekili Av. ... geldi, davalı - davacı gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ‘EVKUR ALIŞVERİŞ MERKEZİ’, ‘EVKUR&EVSHOP ALIŞVERİŞ MERKEZİ’ ve ‘YUVAKUR’ ibareli markalarını tescilli olarak çeşitli mal ve hizmet sınıflarında kullandığını, davalının da aynı emtiaları ‘EVKUR EV ALETLERİ’ ibaresiyle piyasaya sunduğunu, ayrıca bu ibareyi ticaret unvanında kullandığını, haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ve maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalının ‘EVKUR’ markasının TPE’den, anılan ibarenin İstanbul Ticaret Odasından, İstanbul Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü ve vergi dairesinden silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ibarenin marka olarak tescil ettirilmediğini, 27 yıldır bu unvanı kullanarak tanıttığını, gerçek hak sahibi bulunduğunu, faaliyet konularının ayrı olduğunu, davanın 11 yıl sonra açılmasının ancak kötüniyetle açıklanabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı vekili, 1979 yılından beri beyaz eşya alanında faaliyet gösteren müvekkilinin ‘EVKUR’ markasını kullandığını, gerçek hak sahibi olduğunu, markasını tanınmış hale getirdiğini, ancak tescil ettirmediğini, ticaret unvanı olarak kullandığını, davalının ‘EVKUR ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ’ ibaresini sonradan adına marka olarak tescil ettirdiğini, bu durumun haksız olduğunu ileri sürerek, markasının hükümsüzlüğüne, ticaret odası, ticaret sicili ve vergi dairesinden silinmesine, 500 YTL maddi ve 500 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesine istemiştir.
Birleşen davanın davalısı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı-birleşen davanın davalısının 03.11.1989 tarihinde ticaret siciline kayıt edildiği, karşı tarafın ‘EVKUR’ ibareli ilk ticaret sicil kaydının 23.01.1979 tarihinde gerçekleştiği, davacı-birleşen davanın davalısının markalarını 19.09.1994, 2000 ve 2001 yıllarında tescil ettirdiği, her iki tarafın ‘EVKUR’ ibaresini ticaret unvanlarında uzun süreden beri kullandıkları, davacı-birleşen davanın davalısı vekilinin kullanımının 1989 yılına, karşı tarafın ise 1979 yılına dayandığı,
davalı-birleşen davanın davacısının ibare üzerinde markasal kullanımının olmadığı, davacı-birleşen davanın davalısının marka kullanımı bulunduğu, marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğu, iki tarafın da unvan olarak kullanıma uzun süre sessiz kaldıkları, birbirlerine dava açmadıkları, tarafların birbirlerine karşı hak ileri sürmelerinin mümkün olmadığı, taleplerin TMK.nun 2. maddesine aykırı bulunduğu, tescilli kullanımların haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir
Kararı, davacı-birleşen davanın davalısı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-birleşen davanın davalısı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7293, K. 2011/6929, 7 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama