KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7489 E., 2011/608 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/03/2009 tarih ve 2008/281-2009/213 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yılbaşı tatilini geçirmek için davalı ... yolu şirketiyle Amerika'ya gittiğini, iki adet valizinden birisinin indiği yerde kaybolduğu gerekçesiyle teslim edilmediğini, içinde hamile kıyafetleri, zorunlu olarak kullandığı ilaçların bulunduğunu, olay nedeniyle üzüntüye kapıldığını, uzun süredir planladıkları tatillerinin iyi geçmediğini ileri sürerek, 5.000 YTL manevi tazminatın yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kaybolan valizinin sonradan kendisine iade edildiğini, acil ihtiyaçları için 100 USD ve Amerika'da yaptığı alış verişler için 1.466 USD ödendiğini, davacının manevi zararının olmadığını, talep edilen miktarın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı havayolu şirketinin davacıyı salimen taşıması gerektiği, kaybolan valiz nedeniyle davacının manevi sıkıntıya uğradığı gerekçesiyle, BK 49.madde uyarınca 2.500 YTL manevi tazminatın davalıdan yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz istemine gelince,
Dava, manevi tazminat istemine ilişkin olup, BK’nun 49.maddesinde, şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir denilmiştir. Şahsiyet haklarına saldırıda, manevi tazminat istenebilmesi için BK 49.madde de belirtilen şartların gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması,saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve illiyet bağı bulunmasıdır.(Bkz.Prof Dr.Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler,yirminci baskı, S.202-208)
Yukarıda yapılan açıklamalara göre somut olaya gelince, davacı, havayolu şirketinde seyahat sonrası kaybolan valizi nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuş ve talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de davalı vekili savunmasında,valizin sonradan bulunarak iade edildiğini, davacıya olay anında 100 USD ve sonrasında Amerika’da yapılan harcamalar nedeniyle 1.466 USD ödemede bulunulduğu belirtmiş ve buna ilişkin ödeme dekontunu ibraz etmiştir.
Bu durumda mahkemece, dava konusu olayda BK’nun 49.maddesinde belirtilen şartların oluşup oluşmadığı, davacının ne şekilde manevi zarara uğradığı, karar yerinde değerlendirilip tartışılmadan, sırf valiz kaybından bahisle manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7489, K. 2011/608, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama