KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7733 E., 2011/695 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Vekili
- AV. CEVHER DAĞDEVİREN
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davadaİzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.12.2008 tarih ve 2006/634-2008/757 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından hırsızlık rizikolarına karşı sigortalanan müvekkiline ait işyerinde hırsızlık olduğunu, talep edilmesine rağmen davalı tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 6.000 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile 15.107,25 YTL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, işyeri sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, yargılama sırasında davacı taraf 31.07.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle müddeabihi 15.107,25 YTL’ye yükseltmiş ise de bu ıslah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmemiştir.
Kısmi dava açılması hallerinde, zamanaşımı yalnızca açılmış olan kısım için kesilmekte olup, daha sonra açılacak ek davanın da işleyen zamanaşımı süresi dolmadan açılması şarttır. Kısmi davada, zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için kesildiğinden, ıslahla artırılan miktar bakımından da işlemeye devam eden zamanaşımı süresinin dolmamış olması gerekir.
Davada, ıslah dilekçesi kendisine tebliğ edilmeyen davalı vekili son celsede ıslah talebini kabul etmediklerini belirtmiş ve ıslah edilen miktar için zamanaşımı definde bulunmuştur. Mahkemece davalı vekilinin zamanaşımı defi hakkında gerek duruşma esnasında ve gerekse nihai karar ile birlikte olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden, gerekçeli kararda bu konuda hiçbir açıklama yapılmadan esas hakkında hüküm kurulmuştur.
Bu itibarla, mahkemece, davalı vekilinin zamanaşımı define karşı, olumlu yada olumsuz bir karar verilmeden davanın esasına ilişkin hüküm kurulması doğru olmamış, kararın öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7733, K. 2011/695, 25 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama