KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7845 E., 2011/956 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
602 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.12.2008 tarih ve 2007/160-2008/525 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili kooperatife ait, diğer müvekkili tarafından istisna sözleşmesiyle inşaatı devam eden konutların davalı tarafından 17.6.2002 başlangıç tarihli “inşaat bütün riskler sigorta poliçesi” ile deprem rizikosunu da içerir şekilde sigorta örtüsü altına alındığını, poliçenin zeyilname ile 2008 yılı sonuna kadar uzatıldığını, teminat süresi içinde 12.11.2006 tarihinde meydana gelen depremde oluşan hasar bedelinin, rizikonun teminat dışında olduğu gerekçesiyle müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 6.000,00 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, rizikonun meydana geldiği tarihte sigortalı konutların bitirilip yerleşime açılması nedeniyle poliçe genel şartlarının 4. maddesine göre rizikonun teminat dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, rizikonun gerçekleştiği tarihte inşaatın bittiği ve konutların yerleşime açıldığı, yaklaşık 30 adet konutta fiilen oturulduğundan poliçe genel şartlarının 4. maddesi gereğince rizikonun teminat dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, inşaat bütün riskler sigorta poliçesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı kooperatife ait konutların inşaatı diğer davacı tarafından eser sözleşmesiyle yüklenilmiştir. Taraflar arasında, riziko tarihini de kapsar şekilde “ inşaat bütün riskler sigorta poliçesi” bulunduğu çekişme konusu olmayıp, çekişme, riziko tarihi itibariyle inşaatın tamamlanıp tamamlanmadığı ve tamamlanmış ise, rizikonun poliçe genel şartlarının 4. maddesi gereğince teminat dışında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, riziko sırasında inşaatın tamamlandığı ve bir kısım konutlarda ortakların oturduğu gerekçesiyle teminatın sona erdiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmişi ise de, yapılan inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki, öncelikle, yüklenici tarafından sözleşmeye göre inşaatın tamamlanarak davacı kooperatife ve bu arada kooperatifçe de tamamlanan konutların ortaklara teslim edilip edilmediği üzerinde durulmalıdır.
Davacı vekili, inşaatın tamamlanmadığını, 2006 yılında peyzaj projesinin onaylatılarak ciddi miktarda beton döküldüğünü, yüklenicinin konutları bitirerek kendilerine teslim etmediğini, bir kısım ortakların maddi imkansızlıklar nedeniyle bitmeyen konutlarda oturduklarını ileri sürmüş, mahkemece bu iddia üzerinde durulmamıştır.
İnşaat Sigortaları Poliçesi Genel Şartlarının 4. maddesine göre, poliçedeki bitiş tarihinden önce kısmen veya tamamen bitirilip işverene teslim edilmesi halinde teslim edilen kısımlar itibariyle teminatın sona ereceği düzenlenmiştir. O halde, genel şartlarda belirtilen şekilde bitirilip teslim edilen konut bulunup bulunmadığı saptanmalıdır.
Riziko tarihinde tamamen bitirilip yüklenici tarafından kooperatife teslim edilen konut bulunması halinde bu kısımlarla ilgili teminatın sona ereceği, tamamlanmayan kısımlarla ilgili kısımlar yönünden ise devam edeceği açıktır. Riziko tarihinden sonra yapılan ekspertiz raporunda 168 adet konuttan yaklaşık 30 kadarında yerleşim olduğu, diğerlerinde yerleşim olmadığı belirlenmiştir.
Bu duruda, davacının iddiaları üzerinde durularak, poliçenin zeyilnameyle yenilenme tarihi ve süresi de göz önüne alınarak, riziko tarihi itibariyle poliçe genel şartlarında belirlenen şekilde sigortalı inşaatın tamamlanan kısımlarının kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, davacı vekilinin 2006 yılında 750 m3 beton döküldüğü ve peyzaj mimarisinin 2006 yılında onaylandığı savunması üzerinde durularak riziko tarihinden sonra inşaata devam edilip edilmediğinin belirlenmesi, riziko tarihinde içinde oturulan ve oturulmayan konutlar ile sosyal donatıların yüklenici tarafından tamamlanıp teslim edilip edilmediğinin belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yaklaşık 168 adet konuttan 30 adetinde oturulmasının tamamlanma olgusu için yeterli sayılması doğru olmamıştır.
Diğer yandan, poliçeyle, tamamlanan inşaatın bakım dönemi klozuna göre de teminat altına alındığı değerlendirilerek gerçekleşen rizikonun bu kapsamda olup olmadığının da değerlendirilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7845, K. 2011/956, 31 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama