KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/7854 E., 2011/595 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.01.2009 tarih ve 2008/2-2009/6 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Gümrük Müdürlüğü ambarında bulunan ithalatçı davalının ürünlerinde müvekkili kurumun müsaadesi olmadan TSE markasının izinsiz kullanıldığının tespit edildiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün önlenmesini, 18.450 TL maddi, 92.250 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu ürünleri yurt dışındaki bir firmadan satın aldığını, üretici olmadığını, gümrük idaresinde yapılan incelemede TSE markasının sadece ambalaj üzerinde bulunduğunun, ürünler üzerinde bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin bu ürünleri piyasaya sürmeyeceğini, inşaatta kullanacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, 556 sayılı KHK'nin 61. ve 9. maddenin 2/a fıkrasında işaretin ambalaj üzerine konulmasının da markaya tecavüz sayıldığı, ticari amaçla ithal edilen ürünün nihai kullanım alanının da esasa etkili olmadığından, ayrıca davalının kendi kişisel kullanımı için garanti markası kullanmasının gerekmemesine ve yabancı firmanın bilgisi dışında markanın kullanıldığı savunmasının da inandırıcı olmadığı gerekçesiyle davalının marka haklarına tecavüz eylemi nedeniyle 18.450 TL maddi, fiilin ağırlığı, kullanım şekli, davalı şirketin iş durumu dikkate alınarak 10.000 TL manevi tazminatın hüküm altına alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/7854, K. 2011/595, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama