KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/803 E., 2010/6832 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.10.2008 tarih ve 2008/217 - 2008/220 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin müellifi bulunduğu kitabının üçbin adet basımı Konusunda davalı ile anlaştığını, KDV hariç satış fiyatının %15’i kadar telif ücreti ödeneceğinin karalaştırıldığını ancak davalının kısmi ödeme yaptığını ileri sürerek, 4.322,00 TL asıl alacak ile 100,00 TL işlemiş faiz alacağı ve 46,19 TL noter masrafının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce (davacının alacağının 3000 adet olarak basılması kararlaştırılan kitap sayısı üzerinden hesap edilmesinin gerektiği) gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada davanın kısmen kabulüne, 4.322,00 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Davanın kısmen kabulüne ilişkin karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir Ancak, HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. madde hükmüne göre miktar veya değeri 1.250,00 TL’nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 16.10.2008 hüküm tarihi itibariyle kesindir.
Bu durumda davada 46,19 TL’lık talep için mahkemece kısmi ret kararı verilmesi yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığından davacı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede ise; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerinin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/803, K. 2010/6832, 14 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama