KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/8237 E., 2011/1342 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kuşadası Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.03.2009 tarih ve 2008/749 - 2009/148 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı şirketin keşide ettiği ve müvekkilinin hamili bulunduğu 6 adet çekin bankaya ibrazında karşılıksız çıktığını, 3167 sayılı yasanın 10. maddesine göre bankanın ödemekle sorumlu olduğu miktarın da ödenmediğini ileri sürerek, 2.425 YTL’nın ibraz tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, 3167 sayılı yasanın 10. maddesine dayalı teminat bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece hükmedilen alacağa ihtar tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiş ise de, davalı bankanın anılan yasal düzenlemeye göre ödeme yükümlülüğünün doğması için onaylı fotokopisinin davacıya verilmek üzere, çek aslının davalı bankaya ibraz edilerek bırakılması gerekmektedir.
Davacı tarafından bu usule uyulmadan yani çek aslı davalı bankaya bırakılmadan doğrudan dava açılmış olması nedeniyle dava tarihinin faiz başlangıcına esas alınması gerekirken, davacı tarafından gönderilmiş her hangi bir ihtarın da sözkonusu olmadığı halde ihtar tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle hükmün, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8237, K. 2011/1342, 8 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama